Dés vu

Dés vu
@desvu
Öğretmen
Batman, 23 Temmuz
1149 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Divanının büyük bir kısmını oluşturan gazellerin yanı sıra Cizîrî'de kasideler, rubailer, tekib-i bend ve terd-i bendler aşk ekseninde gelişir. Bu bakımdan şiirler bütün bir mesnevinin parçaları olduğu izlenimi yaratır. Ciziri'nin, hemen bütün şiirle­ri" arasında örgün bir bağ kurma imkanı vardır. İnsanı özünde mutlaka bağlayan ve sonsuzlaştıran, ölümsüzleştiren unsur aşk­tır; aşk onda insanı var eden beşinci elementtir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çağdaşı Fuzuli'nin "İlimsiz şiir, temelsiz duvara benzer" şiarına uyumla, engin bir tarih, kültür, felsefe, astronomi, cebir, fizik, metafizik, belagat, fesahat birikimine sahip olan Ciziri; Divan'ın­ da İbni Sina'dan Hipokrat ve Öklid'e, Hallac-ı Mansur' dan Molla Cami'ye kadar pek çok bilgin, filozof ve şaire göndermede bulu­narak dünyanın oluşumunu, varoluşu hem tasavvufi hem de bi­limsel bakış açısıyla değerlendirmiştir.
Anadili Kürtçeyle birlikte Arapça, Farsça ve Türkçeyi de çok iyi bildiği anlaşılan Ciziri'nin şiirlerinde Kürtçenin yanı sıra Arap­ça ve Farsça sözcüklere fazlaca yer vermesi, klasik Türk şairlerinin örneğinde olduğu gibi şiirinin halk tarafından anlaşılmasını güç­leştirmiş ancak bu durum şairin hem yaşadığı dönem hem de uzun erimde hak ettiği ilgiyi görmesine yine de engel teşkil etme­miştir.
Ciziri Divanı öylesine yoğun anlatımlı, öyle derinlikli bir yapıt ki bırakın tek bir şiir, bir beyit ya da bir mısra, bazen tek bir sözcük bile içine girilmesi zor bir muammaya dö­nüşebiliyordu. Hülasa, Divan'ı Türkçeye çevirmek, Aşk'ın Hüsn'e kavuşma yolunda Diyar-ı Kalp ülkesine gidip kimyayı bulup getirmek için ateşten denizler üstünde mumdan gemilerle yaptığı yolculuğa benzer bir macera gibiydi.
Ciziri'nin hemen bütün şiirleri metafizik ve ruhsal bir derinlik içermekle birlikte şairin sadece geleneğin getirdiği klişelere, mazmunlara yaslanmakla yetinmeyip metaforlara, alegorilere dayalı karmaşık ve çarpıcı bir düşünsel arka plan kur­mayı ustalıkla başardığı görülür. Bu şiirlerde aşk ve güzellik kavramları bütün­lük içinde, bir arada ele alınır. Evrendeki her türlü güzelliğin Tanrı'nın suretini, tanrısal güzelliği yansıttığı öğretisine bağlı kalan şaire göre, her şey bu hakikati kanıtlayan bir simgedir.Onun Tanrı kavramı etrafında hiçleşmeyi ve onda bir olmayı arzulayan mistik tutkusu birçok şiirinde kendini açıkça gösterir. Öte yan­dan evrenin, oluşun, varlığın maddi temellerini görmezden gelen bir yaklaşım sergilemekten de kaçınır.