Beytullah Acıbucu, İvan İlyiç'in Ölümü'ü inceledi.
19 dk. · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hayat,çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona,en korkunç ıstıraba doğru tepetaklak inmektir:”Ben de iniyorum”

Ah İvan İlyiç. Beni gerçekten etkileyen bir kitaptı. Hayatını ölümüne kadar bilinçli ve doğru yaşadığını düşünerek geçirip ölümüne sayılı günler kala hayatını sorgulayan ve aslında olması gereken gibi yaşamadığını anlayan yüksek mevkili bir devlet memurudur İvan. Yaşamın önemini ve değerini bu kitapla deneyimledim. Bazı zamanlar kitaba öyle kaptırdım ki kendimi zaman zaman İvan zaman zaman İvan’ın omuzlarına ayağını koyduğu Gerasim oldum ve İvan’ı gördüm. Mutlak okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum çünkü hayatta çoğu kişi İvan gibi kaçınılmaz bir çukura düşüyor.
İyi okumalar.

Gül, bir alıntı ekledi.
44 dk.

Çocukken bir arkadaşım vardı sadece ön dişlerini fırçalardı. Arka taraftaki dişler nasılsa fazla gözükmüyor diye. O zamanlar garip geliyordu bu davranışı ama neden öyle yaptığını şimdi anlıyorum. Çürümeyi kimsenin taktığı yok aslında, çürümekten zevk alıyoruz. Yeter ki o çürükler görünür bir yerde olmasın. Bize bir şey öğretebilecek tek hoca var, utanç. Yirmi küsur yıl okuduk, yüzlerce hoca gördük, hangileri aklımızda kaldı, bizi en çok utandıranlar. Bütün sınıfın önünde yüzün kızardığında aldığın dersi en süper okulları bitirdiğinde alamazsın. Sınıfın en tembeli bile olsan orada idrak edilmesi güç bir sırra vakıf oluyorsun çünkü. Esaslı bir bok yediğinde, çürükler ortaya çıktığında yani, bütün toplumun sana karşı nasıl tek yumruk olduğunu orada öğreniyorsun. Toplum derken anne baba da dâhil buna. En sevilen haber ne, çocuğunu kolundan tutup polise teslim eden baba. Yahut çocuğunu polisin elinden alıp dövmeye devam eden anne. Gazetecilerin kafası genelde az çalışır. Çok fazla bilgi akışı var çünkü; motor hararet yapıyor, sentez yeteneklerini kaybediyorlar. Ama bu mesleki deformasyona rağmen bütün basın mensuplarının çözdüğü bir sır var. En sahici hikâyenin en çürük hikâye olduğu sırrı. Çocuğunu polise teslim eden ana baba haberinin neden rağbet gördüğünü çok iyi biliyorlar. Karısını polise teslim eden koca haberi böyle rağbet görmez ama. Kocasını ele veren kadın haberi de. Hırsızın karısıdır artık o yahut katilin kocasıdır. Doğal suç ortağıdır. O ittifakı hiçbir ihanet bozamaz, hiçbir devlet bozamaz. Çünkü evliliğin temel prensibi bu, yardım ve yataklık etmek. Belki de insanlar topluma karışmak için değil, topluma karşı iki kişilik bir savunma hattı kurmak için evleniyorlardır. Belki de çürümeyi paylaşmak için. Kim bilir. Bir seferinde evlilik teklif etmiştim. Evet ya da hayır gibi rutin bir cevap bekliyordum ama başka bir soruyla karşılaşmıştım. Neden? Beraber çürümek yalnız çürümekten iyidir. Bunun içindi. Bunu söyledikten sonra kabul ettirmesi zor tabii.

Hikayem Paramparça, Emrah Serbes (Sayfa 59 - İletişim yayınları)Hikayem Paramparça, Emrah Serbes (Sayfa 59 - İletişim yayınları)
Tusemm, bir alıntı ekledi.
49 dk. · Kitabı okuyor

" Egemen güç dilini tutamayanı neden hapseder ki? Bir, "suçluyu"cezalandırmak ve suçundan sebatını, faaliyetinde devamını önlemek için. İki, "masum" halkla temasını önlemek için. Üç; ...Âh, ama devlet hapsetmekle efsaneler yarattığını bilmez mi ki? "

Cümle Kapısı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 116)Cümle Kapısı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 116)
Nazlı Ozer, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 19 günde · Puan vermedi

Aklıma, okurken Kemal Sunal'ın tiplemeleri geldi.Devlet dairelerinde sakız şişirip örgü ören ablalarımız gerçekten varolabilir miydi?

Gerçek hayattan alınan bir öykü olmasıda ayrı bir hüzün teşkil etmekte.Kendini ispatlayamamak ne acı olsa gerek.İnsan ancak yaşarsa anlayabilir :)
Ayrıca;
Feleğe neden küfredildiğini anlamış bulunmaktayım :)

Final ise öykünün devamı olması niteliğinde olsa da okuyucunun hayal dünyasına bırakılması da ayrı bir lezzetti.

Teşekkürler Aziz Nesin...

Büşra GÜNEYİ, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Demokrasi Yetmez
İslâm, ilahi referansları içinde, bir demokrasiden beklenen şeyleri yerine getirdikten başka; henüz hiçbir demokrasinin ulaşmadığı bir başka hususu, insanların kendi hukuklarını seçme özgürlüklerini de bahşetmektedir. Oysa şimdiki ulus devlet çerçevesinin sınırları arasında böyle bir hedefe ülkü olarak bile yer yoktur.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 84)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 84)
mustafa oğuz, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Milli Uyanıklık
İmparatorluk devrimizin son tarihi bize dalkavukluğun, köleliğin bu zavallı yurt için ne elemli, acı akıbetler hazırladığını gösteriyor. Çektiğimiz ızdıraplar, milli felaketler bizi milli mefkürenin esiri yapmalıdır. Mefküre için bütün varlığımızı, kanımızı, canımızı fedaya hazırlanmalıyız. Bu devlet yasalarına, törelerine yazılmalıdır. Bu yazılış önünde her Türk bir olmalıdır. Büyüklerimiz feragatin, adsızlığın örneği olmalıdır.

Türk Ülküsü, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 153 - Mefküre=Ülkü)Türk Ülküsü, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 153 - Mefküre=Ülkü)
Erdem Gül, Dehanın Kodları'ı inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Prof. Dr. Aydın TANERİ, “Türk Devlet Geleneği” isimli çalışmasında,; “Türklerde devlet ve hükümet başkanlarının kişiliklerini anlatırken bir devlet adamında şu dört niteliğin bulunması gerektiğini belirtmektedir. “Kültür, mantık, erdem ve cesaret.”
Dünyada yirminci yüzyıla damgasını vuran nadide devlet adamlarından ve tarihin akışını değiştiren birkaç “DÖNÜŞTÜRÜCÜ” liderden biri olan Atatürk, hakkında en çok araştırma yapılan, eserler yazılan ve tabii ki hayran kitlesi kadar düşmanı da bulunan bir lider. Her geçen gün O’nun hakkında yapılan araştırılmaların artması, bu büyük insanın, “çağdaş Türkiye” idealinin bayraklaşan sembolünün, geniş kitlelere ulaştırılması gerçekten sevindiricidir. Bu nedenle Atatürk hakkında, “doğru” ve “sağlam” kaynaklara ihtiyacımız bulunmaktadır.
İşte size Atatürk ve Türk tarihi ile ilgili çok sayıda eseri bulunan Ali Güler’den olukça çok sayıda kaynağa başvurularak yazılmış Atatürk’ün yaşamını anlatan bir eser. Atatürk’ü öğrenmek isteyenlerin başvurabileceği kaynak bir kitap. Kesinlikle ve şiddetle tavsiye ederim..

Mehmet Ferit, bir alıntı ekledi.
 7 saat önce · Kitabı okuyor

Polis, kitap toplamak için girdiği evde Eflatun'un "Devlet"ini görünce demiş ki: "Yahu biz kızıl devlet bilirdik, bu Eflatun devlet de nereden çıktı?"

Waldo Sen Neden Burada Değilsin?, İsmet ÖzelWaldo Sen Neden Burada Değilsin?, İsmet Özel

Leviathan - Andrey Zvyagintsev
Adını incilde geçen bir deniz yaratığından alan film, Thomas Hobbes'un Leviathan adlı kitabına gönderme içeriyor, lakin Hobbes gibi yaklaşmayıp din ve devlet düzenini katmanlı bir eleştiriyle perdeye yansıtıyor. Güç sahiplerinin ikiyüzlülüğü ve güç sahiplerine dalkavukluk eden çeşitli devlet görevlilerinin kokuşmuş ilişkisini işlemesiyle günümüze de ışık tutuyor. Müziği de dinlenesi, iyi geceler.

https://youtu.be/v1RXAVaAYww

Mine, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

Sana göre, bir çoban eğer gerçekten de çobansa, koyunlarını onların iyiliğine gütmez; boğazından başka bir şey düşünmeyen bir adam gibi onları sofrada afiyetle yemek için veya bir tüccar gibi onları pazarda satmak için güder. Halbuki çobanlık sanatı sadece ona emanet edilmiş mala en iyi şekilde göz kulak olmayı gerektirir; çünkü çobanlık görevinin hiçbir yanını ihmal etmediği sürece, bu sanatın iyiliğine olan her şey gerçekleşmiş demektir.

Devlet, PlatonDevlet, Platon