Tarihimizde Garip Vakalar
8/10
·120 syf.··
2026 28. kitabı
Devlet-i Aliyye zamanında yaşanan garip olayları edebi bir dille anlatıyor.En garibime giden olaylar Maymunları idamı ve Abaza Mehmet Paşa oldu. Akıcı bir şekilde giden bir kitap elinizden bırakamayacaksınız.
Tarihimizde Garip VakalarReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 20251,447 okunma
Biraz da tarih incelemeleri :)
Puan vermedi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki Türkiye Hüner Tuncer Doç. Dr. Hüner Tuncer’in titiz bir arşiv çalışması ve diplomatik birikimiyle kaleme aldığı Menderes’in Dış Politikası eseri, Türk dış politikası tarihinin en radikal dönüşüm süreçlerinden birini uluslararası ilişkiler disiplininin temel yapı taşları üzerinden analiz eden sarsıcı bir kitaptır, Tuncer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini oluşturan ve geleneksel dış politikayı biçimlendiren Atatürkçü ilkeler ile 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti (DP) iktidarı tarafından hayata geçirilen pratikler arasındaki derin kırılmayı mercek altına almaktadır. Kitap, temelde realist bir uluslararası politika perspektifiyle yazılmış olup, bir devletin kendi ulusal gücüne dayanmaksızın, salt bir süper gücün koruyuculuğuna ve dış yardımlara yaslanarak tam bağımsızlığını sürdüremeyeceği tezini savunmaktadır. Tuncer, yapısal analize geçmeden önce, Atatürk dönemi dış politikasının "gerçekçilik", "tam bağımsızlık", büyük güçler arasında denge kurma ve ideolojik dogmalardan uzak durma gibi temel prensiplerini anımsatarak, Menderes dönemindeki "sapmanın" teorik ve pratik boyutlarını daha görünür kılmaktadır. Uluslararası sistemin İkinci Dünya Savaşı sonrasında çok kutupluluktan iki kutupluluğa evrilmesi ve Soğuk Savaş’ın tırmanması, Türkiye’nin jeopolitik konumunu kırılgan bir zemine taşımıştır. Eserde, bu dönemin en kritik eşiklerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı ertesindeki Türk-Sovyet ilişkileri ve SSCB’nin Boğazlar ile Doğu Anadolu üzerindeki haksız talepleri teferruatlı bir biçimde incelenmektedir. Yazar, bu noktada önemli bir tarihsel ayrım yapmakta; İsmet İnönü dönemindeki Batı’ya yakınlaşma hamlelerinin savaş sonrası koşulların ve Sovyet tehdidinin dayattığı istisnai, konjonktürel bir zorunluluk olduğunu belirtirken, DP iktidarının bu çizgiyi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki TürkiyeHüner Tuncer · Kaynak Yayınları · 20133 okunma
Reklam
Spoiler İçerebilir
8/10
·360 syf.··
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:00
Anna Burns'ün *Sütçü* romanını genel olarak beğensem de bazı önemli eksikleri olduğunu düşünüyorum. Roman özellikle başlangıç bölümünde oldukça sürükleyici. Sütçü karakterinin yarattığı gizem, anlatıcının üzerindeki baskı ve mahallede yayılan dedikodular güçlü bir psikolojik gerilim atmosferi oluşturuyor. Ancak ilerleyen bölümlerde tempo belirgin şekilde düşüyor. Özellikle anne ile anlatıcı arasındaki uzun diyaloglar ve gerçek sütçüyle ilgili bölümler bana göre romanın ritmini yavaşlatıyor. Bu kısımlar tematik açıdan bazı katkılar sunsa da olay örgüsünü ileri taşımakta yetersiz kalıyor. Benzer şekilde erkek arkadaş karakteri de roman boyunca önemli bir yere sahipmiş gibi kurulmasına rağmen hikâyeden oldukça hızlı ve yüzeysel biçimde çıkıyor. Romanla ilgili en büyük eleştirim ise adını kitaba veren Sütçü karakterinin yeterince derinleştirilmemiş olması. Sütçünün retçiler içindeki siyasi konumu, mahalledeki gerçek gücü, insanlar üzerindeki etkisi ve en önemlisi neden anlatıcıya bu kadar takıntılı hâle geldiği gibi konuların daha ayrıntılı işlenmesini isterdim. Kitap boyunca merkezde duran bir karakter olmasına rağmen onun hakkında çok az şey öğreniyoruz. Aynı şekilde Sütçü'nün devlet güçleri tarafından vurularak öldürülmesi de bana göre fazla yüzeysel geçiliyor. Romanın en önemli figürlerinden birinin ölümünün birkaç cümleyle geçiştirilmesi beklediğim duygusal veya dramatik etkiyi yaratmadı. Yazarın bilinçli olarak belirsizliği tercih ettiğinin farkındayım; ancak bu tercih karakterlerin ve ilişkilerin yeterince derinleşmesini engellemiş. Sonuç olarak *Sütçü*, atmosfer yaratma konusunda son derece başarılı, toplumsal baskı ve paranoya hissini etkileyici biçimde aktaran bir roman. Buna karşılık karakterlerinve ilişkilerin gelişimi ve bazı olayların sonuçları açısından
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:46
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." Dostoyevski !!!(Spoiler içerir, rahatsız olacak olanlar okumayabilir, ancak sonunu bilseniz de kesinlikle okumak isteyeceksiniz. ) Akakiy Akakiyeviç, Rusya'da silik, utangaç, kendi halinde işini çok iyi yapan,kimsesiz bir devlet memurudur. St.Peterspurg dondurucu derecede soğuktur ve Akakiy'in yalnızca bir paltosu vardır. Onu senelerce dikip, yamayıp giymiştir. Ama artık paltosu eskimiş, kullanılmaktan incelmiş, perişan bir hale gelmiştir. Terziye gider, ama terzi paltoyu onarmayı reddeder, çünkü palto çok kötü bir durumdadır. Ona yeni bir palto dikmeyi önerir. Ama Akakiy'in palto diktirecek parası yoktur. Yeni palto onun için servet değerindedir. Akakiy'in dünyası başına yıkılır. Aylarca düşünür, hesap yapar, o arada maaşına da zam gelince çok üşüdüğü için paltoyu diktirmeye karar verir. Terzi ona muhteşem bir palto diker, o kadar mutlu olmuştur ki hemen giyer ve işe gider. Arkadaşları bu duruma çok sevinirler. Yeni paltoyu giyip işe gittiği ilk gün meslektaşları onun onuruna bir parti verir. Akakiy, gece evine dönerken zorbalar tarafından önü kesilir ve yeni paltosu gasp edilir. Akakiy kahrolmuştur. Çalınan paltosunu bulmak için polise ve dönemin yüksek rütbeli bürokratlarına başvuran Akakiy, herkesten azar işitir ve hor görülür. Polis ,devlet memurları ve 'mühim insanlar' tarafından derdi küçük görülür. Bürokrasinin bu umursamazlığı ve soğuk hava karşısında ağır bir hastalığa yakalanan Akakiy Akakiyeviç hayatını kaybeder. Sonunda, ölen memurun hayaleti sokaklarda dolaşıp insanların paltolarını sırtlarından çalarak intikam almaya başlar. Burda hayalet, hortlak ve gerçeküstü kavramlar Gogol tarafından bilinçli yapılmıştır. Ezilen insanların görünmezliğinin dramını yazmıştır. Dönemin Rusya'sında alt sınıfın karşılaştığı
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 00:00
Bir imparatorluğun nefes aldığı yer… Topkapı yalnızca padişahların evi değil; Osmanlı’nın gücünün toplandığı, entrikaların, korkuların ve ihtişamın aynı duvarlarda yankılandığı bir dünya. Her kapısı bir sır, her odası bir iktidar gölgesi… Koçu bize gösteriyor: Topkapı; devlet aklının kalbi, insan ruhunun da en karanlık aynasıdır. İhtişam kadar yalnızlığın da merkezidir Topkapı… Ve her taşında hâlâ güç fısıltıları dolaşır.
Topkapı SarayıReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2015234 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 7. kitabı
Uğur Mumcu, olayları Abdi İpekçi suikastından TİP’li 7 öğrencinin öldürülmesine kadar ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Devlet ve devlet içindeki çeşitli yapıların birbirleriyle olan ilişkilerini, ABD’ye kadar uzanan bağlantılarıyla birlikte belgelere dayanarak ortaya koyuyor. Türkiye siyasi tarihiyle ilgilenen okurların, birçok önemli gerçeği bu araştırma-inceleme kitabında bulabileceği kanaatindeyim.
Saklı Devletin Güncesi "ÇATLI vs"Uğur Mumcu · um:ag Yayınları · 201996 okunma
Reklam
Reklam