Sütçü

Anna Burns
Çevirmen:
Duygu Akın
Tasarımcı:
Hamdi Akçay
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 12 dk.
Sayfa Sayısı:
360
Basım Tarihi:
Temmuz 2020
İlk Yayın Tarihi:
1 Kasım 2018
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Milkman
ISBN:
9786257913591
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·360 syf.··
2022 94. kitabı
1970’ler İrlanda’sının, tacize uğrayan on sekiz yaşında bir kız çocuğunun gözünden anlatımı Sütçü. Birleşik Krallık’a bağlı, kendini Britanyalı olarak gören, Protestan devlet savunucuları ile Birleşik Krallık’tan tamamen ayrılmak isteyen, İrlandalı, Katolik devlet retçileri arasındaki gerilimin doruk noktasında olduğu dönemler. Günlük alışverişlerini yaptıkları marketten yaşadıkları mahalleye, izledikleri televizyon programlarından çocuklarına verdikleri isimlere kadar ayrışan bir toplum. Bu siyasi sorunun yanında, oldukça katı ve ikiyüzlü ahlak kurallarının egemen olduğu; homofobik, bekarlığın, evlilik dışı ilişkinin tasvip edilmediği ve bunu tercih eden insanların belli bir mahallede yaşamak zorunda bırakıldığı bir toplum söz konusu. Zaman zaman neredeyse bir distopya okuyormuşsunuz gibi hissetmenize sebep olacak denli dedikodunun hayatın seyrini etkilediği ve özellikle kadınların yaşamını cehenneme çevirebilme gücüne sahip olduğu bir toplumsal yapı. Bence romanın en güçlü yanı da toplumu bütün bu siyasi ve sosyal yönlerinin tüm ürkütücülüğüyle aktarabilme başarısı. Okurken o boğucu atmosferi iliklerinize kadar hissediyor, her an ‘karşı’ mahalleden biriyle anılmak, o baskılara maruz kalmak ya da kendinizi paramiliterlerin polisle çatıştığı bir barda buluvermek korkusunu ve bunalımını karakterle beraber yaşayarak sayfaları çeviriyorsunuz. Keza ayrışmanın ve politikanın her şeye sirayet ettiği böyle bir ortamda tarafsız ya da apolitik kalamamanın, pranga misali, kendinin dahi seçmediği tarafının zincirlerini sürmenin hissiyatını da okura çok etkileyici aktarmayı başarmış. Diyalogların pek olmaması, uzun cümleler ve detaylı anlatımların ağırlıkta olması ve mevzu bahis siyasi olaylara pek aşina olmamamız nedeniyle biraz emek isteyen metinlerden biri. Hatta kitabın ilk
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 21:11
“Pişman olabilirdik ama konu utanca gelince nasıl ifade edeceğimizi bilemezdik.” Diyor kitabında Anna Burns Sütçü Sütçü, kutuplaşmış bir toplumdaki gündelik terörün, her şeye sirayet eden siyasetin, asla bertaraf olamayacakların romanı. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için Duygu Akın'a teşekkürler. MAN BOOKER ÖDÜLÜ ORWELL POLİTİK KURGU ÖDÜLÜ ULUSAL KİTAP ELEŞTİRMENLERİ EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
Edebiyat
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2024 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 00:00
Sütçü’yü ya okumuşsunuzdur ya da elbet bir gün okunacak listenizdedir. Okumadıysanız çok iyi bir kitap bekliyor sizi, Duygu Akın çevirisi de çok iyi. 1970’ler Kuzey İrlanda’sının kutuplaşmış atmosferini, Birleşik Kralık’tan ayrılma-ayırılmama görüşleriyle doğan şiddetin gündelik hayatın her alana sızmasını bir kadının yaşadıkları ekseninde kurgulamış Anna Burns. Kadınların baskılanması, tac*z, dedikodu, feministlere karşı tutumlar vs. Dili ilginç; tekrarlı, dolambaçlı bir anlatımı var. Kadın anlatıcı isimler kullanmıyor, retçiler, geleneksel kadınlar gibi genelliyor. Distopik bir hava verse de bu genellemeler, herkesin gruplaştığı haliyle ötekileştiği bir zeminde yaşanan kaygıyı ve korkuyu da bence yansıtıyor. Tekrarlarla o histerik atmosferi pekiştirmiş. Kuzey İrlanda’nın 70’ler tarihine netten bakarsınız zaten. Ka’lı Cuma, Ka’lı Pazar gibi trajedilerin yaşandığı çalkantılı bir zaman, bayrak konusunda bile günümüze kadar uzanan tartışmalar vardı. Tam da yasaklarla, hayvan ka’li’mlarıyla yaşamak zorunda kaldığımız günlere denk geldi bu okuma. Keşke geçmiş bitmiş bir tarih diye okuyabilseydim, gerçeküstü ya da distopik gelseydi anlatılanlar, gelemedi…
Edebiyat & Roman
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2022 61. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 18:29
Herkese merhaba! Bu kitap, Man Booker Ödülü, Orwell Politik Kurgu Ödülü ve de Ulusal Kitap Eleştirmenleri En Iyi Roman Ödülü almış. Toplumun bireyler üzerindeki baskısını rahatsız edici, kendini tekrarlayan ve bu tekrarları artan bir ritim ile dile getiren, sizi her daim diken üstünde tutan, bir an olsun rahatlamanıza izin vermeyen bir anlatı ile karşı karşıyayız. Kitaptaki tekrarlar kimi zaman okuru yorsa da aslında kitabın anlatım gücünün de yine bu usandırıcı tekrarlarda saklı olduğu görüşündeyim. Çünkü toplum baskısı hiçbir zaman yerini sakinliğe, rahatlığa veya özgürlüğe bırakmıyor. Tam tersi her gün her dönem giderek artan bir biçimde baskısını üstünüzde hissettirmeye devam ediyor. Burns, bu kitabında genç bir kadının ağzından toplum içerisinde kadın olmanın, kadın olarak var olmanın güçlüklerini politik bir kurgu içerisinde okura aktarıyor. Her ne kadar toplum içerisinde dikkat çekmek istemesen de, görünmez olmaya çalışsan da, toplumun veya bazı grupların seni yaftalamak, yargılamak, ötekileştirmek için bir bahane bulabileceğini tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Manipülasyonun nasıl bir şey olabileceğini ve nerelere varabileceğini iliklerinize kadar hissettiriyor. Kitabın sonuna geldiğinizde ne yaparsanız yapın ne derseniz deyin insanların inanmak istediklerine inandığı, görmek istediğini gördüğü, duymak istediğini duyduğu ve hatta üstüne bunları uydurduğu, başkalarını ikna etmek için yalanlar ortaya sürdüğü, sonrasında da bunlara kendilerinin de inanarak savunduğu bir tokat gibi yüzünüze vurulmuş olacak. Sanırım nerede olursa olsun kadın olarak yaşamak ve var olmak politik bir duruş. Hangi coğrafya hangi toplum olursa olsun. Hangi dönem hangi ortam olursa olsun. Duygu Akın'ın akıcı çevirisiyle. Kitap sever herkese tavsiyemdir. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
9/10
·360 syf.··
2020 67. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2020 01:02
Sütçüyü, orijinal adıyla Milkman'i, Man Booker ödülünü kazandığı için listeme eklemiştim. Bir tık yorucu çünkü oldukça politik bir kitap, ama bu bağlamda kullandığı dili çok beğendim. Toplumda 'Onlar' ve 'Biz' ayrımını o kadar gerçekçi bir şekilde anlatmış ki, okurken bağ kurmamak ve hak vermemek imkansız. Hangi ülkede olursak olalım siyaset, din, medeni durum hatta cinsiyet ve cinsel eğilim üzerinden bile toplumda o kadar ayrıştırıyoruz/ayrıştırılıyoruz ki.. Bunun yanında 'kadın' olmanın zorluğu üzerine söyledikleri de çok etkileyici. İşlediği evrensel ve zamansız sorunları son derece başarılı bir edebi dille birleştirdiği için son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu..
Edebiyat
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2022 11. kitabı
Politik kurgu ödülü almış bu kitapta, politikanın sinir bozucu yapısını üslubuna yansıtmak yazarın bilinçli bir tercihi olmalı diye umarak sabırla okumaya tahammül ettim. her ne kadar hikayeye sindirilmiş sosyal ve siyasi eleştirileri takdir etsem de bunları çok daha çarpıcı bir biçimde anlatmayı başarmış eserler okumuş olduğum için uzadıkça uzayan ve bir çok yerdeki sarkmalarla beni çileden çıkaran bir kitap oldu. Genellikle olumsuz eleştiri yazmam, daha doğrusu beğenmediğim kitaplar hakkında inceleme yazmaya bile uğraşmam. Bu kitabı da beğenmediğimi söyleyemem; bazen bizi çileden çıkarsa da bıktırsa da iyi ki var dediğimiz şeyler olabilir değil mi?
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2020 50. kitabı
Anna Burns’ün kutuplaşmış bir toplumdaki gündelik terörü, her şeye sirayet eden siyaseti ve asla bertaraf olamayacakların hikâyesini anlattığı, Sütçü. “Ortanca kız kardeş başını kitabına gömerek yürüyor. Derken bir dedikodu: “Diğer taraftan” ve “retçi” bir sütçüyle sevgiliymiş güya. Yalan bunlar, ortanca kız kardeşin başka bir sevgilisi var. Belki-sevgilisi. Sınırların sert çizgilerle çekildiği bu yerde dikkat çekmek tehlikeli. Özellikle de bekâr genç kadınlar için. Her yerde seni dinliyor, gözlüyor olabilirler ve sınırı aşmak için tek kelime yeterli.”
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
Bazı kitapların neden bu kadar övüldüğünü anlayamıyorum. Yani konu olarak başarılı olabilir ama belki çeviri kaynaklı bazı yazarların anlatımları ile aynı frekansa giremiyorum. Tamamen kendi deneyimimi aktarmak istiyorum. Kitap ilk başta hiç bir yer,zaman, kişi betimlemesi olmadan başlıyor ve ana karakterimiz herşeyi o kadar kendi gözünden aktarıyor ki distopik bir evren sandım. Belki benim cehaletimdir meğerse Kuzey İrlanda siyasi olaylarıymış benim distopik sandığım evren. Ona da peki diyerek bu siyasi olayları araştırdım biraz kafamda oturtabildim çevreyi… Ancak kahramanımızın o kadar iç dünyasında overthinkerlığını görmek beni o övülen feminizmden, kadının zorbalığını anlatan kısımdan uzaklaştırdı. Kitabı ne kadar zorlasam da tamamlayamadım. Üzücü bir haftaydı.
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
6/10
·360 syf.··
2025 40. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 12:14
İteleyerek okuduğum bir kitap oldu Sütçü. Konusu güçlüydü; ancak olay örgüsü içinde benzer cümlelerin sıkça tekrarlanması, okuma deneyimimi yorucu hâle getirdi. Yine de kitaptaki asıl mesele çok çarpıcıydı: Söylentilerin ve dedikoduların nelere yol açabileceğini çoğu zaman göz ardı ederiz, oysa tam da umulmadık yerden hayatı mahvedebilirler. Gündelik terörün hayatın her alanına sızdığı, herkesin bir tür yasa uygulayıcıya dönüştüğü bir ülkede geçiyor hikâye. Kitap, tam olarak bunu anlatıyor: mesafeli üzülmeler (hatta insanın kendine bile), uzaklaştırılmış hayatlar, yabancılaşmış insanlık. Öykü, kendi doğrularını mutlak doğru sayan karakterlerle dolu. Anlatıcımız ise adı verilmeyen bir kadın; kendi zihninde hem bir gözcü hem de sürekli gözetlenen biri. Hep tetikte, ama aynı zamanda kendini ifade edemeyerek kendini sabote ediyor. Beni en çok etkileyen kısım ise annenin dönüşümü oldu. Kadınlıkla tanışması ve bu yolculukta ona rehberlik edenin, hep dışladığı ve ötekileştirdiği kızı olması… Güçlü bir yüzleşmeydi.
Çağdaş Öykü
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
Günlük Hayatın Gürültüsü
9/10
·360 syf.·
2020 198. kitabı
Günlük hayatın içinde yaşarken hiç farkında olmdağımız bir arka planı var yaşamın. Gürültülü olabilen ve fakat çoğu zaman bir vızıltı şeklinde akan; varlığını her an hissediren, yoran, üzen, bazen sevindiren bir atmosfer gibi bizi saran yaşamın gürltüsü. Nefes alış verişimizde bile hüküm süren bu öznesiz yüklem daima şekil verme hakkına sahip görüyor kendini. Hiç de vazgeçmek niyetinde değil. Sessiz sedasız bir terör bize yaşattığı. Eteğini topla, ölçülü gül, erkek adam ağlamaz, seni şununla görmüşler... Bir de içinde bulunduğun coğrafyada ikilik üçlük varsa olay tamamen karışıyor. Birbirini terörize eden iki kutuplu bir coğrafyada hayatta kalıp kendin olmak ve yara almadan büyümek zor iş. Ufak parçalardan oluşuyor yaşam denilen büyük boz-yap. Ve ne kadar istemesekte parçalar arasındaki çizgi daima görünür bir durumdur. Belki değil kesinlikle o çizgiler diğer parçanın bu parçaya uymasını sağlayan şeydir. Bir araya gelince bile görünür izler. Küçük izlerin büyük etkisi uyumu sağlamak. Günlük hayatın terörü gibi. Hem keskin yanlarımızı töpülüyor hem de uyum sağlamamızı sağlıyor büyük manzaraya. Ancak uzaktan görünen hiç bir manzara küçük ayrıntıları içermez. Hepsinden oluşur ama ayrıntıların tamamından farklıdır. Size uygulanan günlük baskının çoğu zaman farkına varmazsınız. Tıpkı yanlış parçayı zorlamak gibi. Bir türlü oturmaz yerine ve boz-yap yapan el mecbur kalır başka bir parçayı denemeye. Bu olması gerekendir de asla olmayandır. O eller zorlar sizi. Bir çok şekilde dedikodu yoluyla, baskı yoluyla, korkutma, bezdirme yoluyla ve en çol taciz yoluyla, zorlar. Kitap birinci tekil şahış kipiyle yazılmış bir eser ve bu nedenle çok etkili bence. Bir avatarın içinde hissediyorsunuz kendinizi. Terör gerçeği ile yaşayan bir toplumda terörize edilen gelenek ve katı görenekler
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma

Yazar Hakkında

Anna BurnsYazar · 1 kitap
Anna Burns, 1962 yılında Belfast'ta işçi sınıfı Ardoyne'deki Katolik bölgesinde dünyaya gelmiştir. Aziz Gemma'nın Lisesinden mezun olmuştur. 1987 yılında Londra'ya taşındı. Anna Burns'un ilk romanı No Bones, Belfast'ta Troubles sırasında büyüyen bir kızın hikayesini anlatmaktadır. Anna Burns, 2018 yılında Milkman adlı Man Booker ödülünü kazanmıştır.