... Çünkü hayattan sonraki sonsuzluk hayattan önceki sonsuzluktan daha korkunç olamaz, çünkü bu ikisini birbirinden araya hayat düşü denilen kısacık bir aranın girmesinden başka bir şey ayırmaz. Ölümden sonra varlığımın devam edeceğine dair delillerin tümü pekala hayattan önceki var oluşu ispat ederler.
İnsanla ölümün dehşet verici kesinliği zorunlu olarak akıl melekesiyle birlikte ortaya çıktı. Fakat tabiatta her yerde nasıl ki her kötülük için bir çare veya en azından telafi edici bir şey verilmişse ölüm bilgisini ortaya çıkaran o aynı düşünce de metafizik bakış açılarının elde edilmesinde bize yardım eder. Bu tür görüşler bizi ölüm konusunda teselli eder ve hayvanlar bunlara ne ihtiyaç duyarlar ne de böyle bir şeye güç yetirebilirler. Bütün dini ve felsefi sistemler esas itibariyle bu amaca yönelir ve öncelikle ölümün kesinliğine karşı bir panzehirdir, düşünen akıl bunları kendi imkanları ve araçlarıyla meydana getirir. Bununla beraber onların bu amaca erişme derecesi birbirinden çok farklıdır ve kesinlikle bir din veya felsefe diğerlerinden çok daha fazla insanın ölümü soğukkanlılıkla karşılamasına yardımcı olabilir.
Mir geht nun auf der Welt nichts über mich:
Denn Gott ist Gott, und ich bin ich.
Bu dünyada değildir hiçbir şey benim üzerimde
Çünkü Tanrı Tanrı'dır, ben de ben.
Hayatta erişilmiş her şey ölüme benzer. Tamamlanmış hiçbir şey yaşayamaz. Tamlık için çabaladığımız kadarıyla tamamlanmış, ölmüş olana doğru çabalıyoruz... Başkaları için bir sahne oyunu olarak bir hayat tamamlanmış olarak görülebilir; ama aslında bu karaktere sahip değildir. Hayat; gerilim ve gaye, yetersizlik ve tamamlanmamışlıktır.