Biraz zaman kazanınca, serbest zamanını artırmak için daha fazla uğraşıyor insan. Canlanıyor. Hayattaki mecburiyetlerden kurtulma duygusu yaşadıkça, dolu dolu yaşama isteği artıyor.
Mesai haricindeki 16 saate tam kapasite enerji ayırdığınızda, mesaide geçireceğiniz 8 saatin kalitesizleşeceğini düşünüyorsunuz, Öyle değil mi? Hiç de öyle değil. Bilakis, bu şekilde mesaideki 8 saatin kalitesini yükselteceğinizden emin olabilirsiniz. Temsili ofis memurumun her şeyden önce öğrenmesi gereken şey şu ki, insanın zihinsel yetileri zor faaliyetleri biteviye sürdürmeye uygun; kol ya da bacak gibi yorulmazlar. Zihnin tek gereksinimi değişim ve tazelenmedir, dinlenmek değil...
Sosyal medya araçları, topluma pompalandığı gibi günümüz dünyasının can damarı filan değil. Birtakım şirketlerce üretilen, milyonlarca dolar para akıtılan, titizlikle pazarlanan ve nihayetinde kişisel bilgilerinizi ve ilgi alanlarınıza dair verileri toplayıp reklam verenlere satmak üzere tasarlanmış ürünlerdir. Sosyal medya kişiye hoşça vakit geçirme fırsatı sunuyor olabilir, fakat bir bütün olarak hayatınızı ve hedeflerinizi göz önüne aldığınızda, aslında bu yüzeysel meşguliyetlerin sizi daha derin ve mühim işlerden alıkoymaya çalışan oyalanmalar denizinde bir damla olduğunu fark edersiniz. Sosyal medya sizin için hayatın ta kendisi de olabilir ancak yine de onsuz hayatın neye benzediğini görmeden bundan emin olamazsınız.