Devran

Paris, Texas (Wim wenders, 1984)
“Ben, sen gittikten sonra, senin için uzun konuşmalar yazdım. Sürekli seninle konuşuyordum. Yalnız olduğum halde, aylarca seninle konuşarak, dolaşıp durdum. Şimdi, ne diyeceğimi bilmiyorum. Seni sadece hayal ettiğimde daha kolaydı. Bana cevap verdiğini bile hayal ediyordum. Uzun konuşmalar yapıyorduk. Sen ve ben. Sanki sen gerçekten oradaydın. Seni dinliyor, seni görüyor, kokluyordum. Sesini duyuyordum. Bazen sesin beni uyandırıyordu. Sanki odada yanımdaymışsın gibi, beni gece yarısı uyandırıyordu. Sonra, yavaş yavaş kayboldu. Artık seni hayal edemiyordum. Eskisi gibi yüksek sesle konuşmaya çalışıyordum ama orada yoktun. Seni duyamıyordum. Sonra, öylece vazgeçtim. Her şey durdu. Sen, ortadan kayboldun. Şimdi burada çalışıyorum. Sürekli sesini duyuyorum. Şimdi herkeste, senin sesin var.”
Film
Reklam
Bazı insanlar hayatımızdan uzaklaşır; sesleri kesilir, adımları başka sokaklara karışır cümleler yarım kalır, alışkanlıklar susar, aynı gökyüzüne başka yerlerden bakmaya başlarız. Fakat bazı bağlar gürültü istemez. İnsan bazen konuşmaz, bazen anlatmaz; yine de bir yerlerde, onun iyi olmasını dileyen bir kalp sessizliğini korur, düştüklerinde uzanacak bir elin kalmadığı anlamına gelmez. Bazen hiçbir cümle kurulmaz, hiçbir kapı çalınmaz; yine de bir yerlerde, düşersen tutmaya hazır bir niyet vardır. Beklentisiz, hesapsız, sadece varlığıyla… İnsan bilmelidir ki, en yalnız sandığı anlarda bile, dünyada onun iyi olmasını isteyen bir kalp sessizce atıyordur. “İnsan bazen yalnız kalır; ama bu, terk edildiği anlamına gelmez.”
"…Zira adaletsizliğe karşı onurlu duruşta Tanrı duruşu vardır."
Kopamaz insan gönül meskeninden Gitsem, nere benim çaremdir Gözlerine bir ömrü bağlamışken Gelsem, gene halim biçaredir Ben siyah ufuklarda beyaz turna değilim Değilim ufukları bileklerine bağlayan Bir yangın sonrası halim Ben sitareyim, gökyüzünde seni arayan Şimdi bir inat tutmuştur seni bilirim Gel desem gelmezsin, bari geç diyorum sana Ne yollar ne yıllar ne anılar geçti Sen geçmek bilmezsin Daha ne kadar taşıyacağım seni Bir mühlet ver bana, takatsizim Dönmeyeceğini bildiği o trenlere Gülerek el sallayanlar kadar içerliyim