Sana krep pişirmeyi öğretmemi anımsıyor musun? Sana, onları havaya attığında, tavaya düz düşmeleri gerektiğinden başka her şeyi düşünmelisin derdim. Bütün dikkatini havadaki kreplere verirsen, çarpık düşeceklerine, ya da fırına yapışacaklarına emin olabilirsin. Komik ama her şeyin merkezine, tam yüreğine varmak için gereken, yalnızca dikkatin dağılmasıdır.
Benim yaşamımın büyük bölümü böyle geçti. Yüzmekten çok çırpındım. Güvensiz ve hantal hareketlerle, zarif ve neşeli davranamadan, yalnızca kendimi suyun üstünde tutmayı başarabildim.
Ama güçlü olabilmek için insanın kendini sevmesi gerekir; kendini sevebilmek için de insan, kendini derinlemesine tanımalı, kendi hakkında her şeyi, en gizli, kabullenmesi en zor şeyleri bilmelidir. Yaşam seni bütün gürültüsüyle iterken bu tür bir aşama nasıl gerçekleştirilebilirdi?
Sonraları mutlu oldum, ama mutluluk neşenin yanında güneşin yanında bir elektrik lâmbası gibidir. Mutluluğun hep bir nesnesi vardır, birşeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışardan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar.