devrimavi

devrimavi
@devrimavi
Ve ancak yaşamaya başlarsın, Ki, Çok geç olmuştur.
Huzurlarınızda Kore yapımı Start-up
Platformun doğasından biraz çıkarak dizi analizi yapmak istiyorum. Start-Up’ı sadece romantik drama olarak görmek eksik kalıyor. Bence dizi aslında hayattaki zor seçimleri anlatıyor. En başta anne-baba boşanması gibi sahnelerde kimin yanında kalınacağına dair yapılan seçimlerin temelleri var. Çocukken verilen bu tür kararların, ileride insanın içinde yıllarca süren “doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım?” sorgusuna dönüşmesini çok iyi temsil ediyor. Dal-mi ve In-jae ayrımı da sadece kardeş çatışması değil; güvenli hayat ile sevgi/bağlılık arasında sıkışmış iki farklı yön gibi. İnsan farklı hayat ihtimalleri arasında sürekli tereddüt ediyor ve dizinin ana hissi de bu: seçtiğin hayatın diğer versiyonunu hep merak etmek. Nam Do-san ve Ji-pyeong seçimine gelirsek… Diziyi izlerken başta kendimi net şekilde Ji-pyeong’a endekslemişken, ilerleyen bölümlerde kendi fikrimin Do-san’a kayması beni şaşırttı. Ji-pyeong’u romantik partner olarak düşündüğümde dizinin yorumlarında söylendiği kadar “safe” görmüyorum aslında. 15 sene boyunca tek bir adım atmaması bir yana, Dal-mi’nin Amerika’ya gidişinden sonraki 3 yılda da, daha önce hoşlandığını bilmesine rağmen yine adım atmaması bunu benim gözümde olumlu bir yere koymayı zorlaştırıyor. Güçlü ve olgun bir karakter gibi dursa da romantik anlamda pasifliği ciddi bir risk. Nam Do-san tarafında ise başlangıçta Dal-mi’yi gerçekten sevmediğini, daha çok olayın büyüsüne kapıldığını düşünüyorum. O “o hayatın içine çekilme” hali vardı. Ama sonra yavaş yavaş kendi benliğini ele almaya başladığını görüyoruz. Bunu en iyi, takım elbise yerine günlük kıyafetlerini giyip “ben buyum” dediği sahnede hissediyoruz. O noktadan sonra artık performans yapan biri olmaktan çıkıp kendi kimliğini kurmaya başlıyor. Ve belki de en önemlisi: Dal-mi’den bağımsız
Reklam
2019'dan bir kesit ... Sabır peşimi bırakmış anlaşılan. Öyle çok zaman oldu ki şu kalemi elime almayalı yazı yazmak adına , sanki kalem elimde iğreti duruyor ,cümlelerimse titrek, zaten kelimelerim sırasını şaşırmış öylece bakıyorlar birbirlerine. Peki sabır bu çaresizliğimin neresinde ? Neresinde biliyor musunuz? Yeniden kendimden emin, tutkulu yazmaya başlabilmemde, yazdıkça kendimi güzel, eskisi gibi hissedebilmemde , o süreçte. Umarım sabır benim peşimi ,ben de onun peşini bırakmam
Hayata Dair
Geride kalan günler
Like a movie
Reklam