Hepinizi en içten devrimci duygularımla selamlıyorum
Deli kurt bu sana uzunca bir süreye kadar son mektubum, son göndermem, Ondan önceki inatlaşmalarımın üstüne İtalya konusunda söylediğim yalanın doğrusunu itirafım üzerine öfkelendiğini ve şu an cezamı kestiğini biliyorum. Her şey güzele giderken illa bir çıkıntılık yapıyorum. Düzelteceğim kendimi söz. Çocukluğumu bırakacağım. Yalan kotamı doldurdum biliyorum. Sosyal medyadaki rahatsız olduğun şeyleri de not ettim bir kenara. Düşüneceğim ve düzeltmek için çaba göstereceğim. Sonra güvenini kazandıktan sonra isteklerini yüzüme söyleyeceksin zaten. Bazı tavizlerden fedakârlıklardan kaçışım yok bunu anlıyorum. Ama benim özgürlükçü devrimci ruhum buna itiraz ediyor. Sonra bak bunu sana demezdim normalde "Aycan iki paylaşacağın Marksist alıntı için, iki giyeceğin şort için şu tatlı senin için şarkılar yapan güzel adamın iki kere İzmir'e gelmiş (sen fark etmedim mi sandın, gördüm seni Fahrettin Altay'da metrodan çıkıp geldin hatta sen de gördün de görmemezlikten geldin) kalbini kırmaya değer mi? Her İzmir'e geldiğinde de tiktokta hikaye atıyorsun :) Yakalandın çakal :) O gün de ayran içerken baktın bana sonra arkadaki cafede arkadaşınla oturup sohbet ettin ben de sana görünmeden kaçmıştım. Bunu da söylemeyecektim ama sen bilerek cama sürtünerek geçtin hatta... İşte o kadar yaptığın şeyi görünce (tam taviz değil de, tek bi konuda kafama takılan bir şey var sadece onu da yüzyüze gelince ifade edecem) kırmak istemiyorum seni. İnsan birine sarılmak isteyince o devrimci kitaplar da şortlar da teselli etmiyor zaten :) Sadece bana bu yaz müsade ver olur mu? Kıyafet dışındaki şeylerde serbestlik tanı biraz. Yas sürecinde kısıtlanmak bana şu anlık iyi gelmez. Gelecekte o an gelince düşünürüm. Ama çabalayacağım. Umarım bu tavizlerin sonucunda da pişman olmam. Burada da iş sana
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir🌸
09.06.2026
İçimdekileri bağır çağır anlatmak isterken asla anlaşılamayacağımı biliyorum. Zaten öfkeyi de adam akıllı ne zaman yaşadım hatırlamıyorum. Eskiden depresyon zamanlarımda krizlerim olurdu, özenir oldum, özler oldum. O kendini bırakmaları, duyguyu sonuna kadar yaşamaları. Sesim epey kısıldı benim. Sesim sanki dağlarda yankı bulabilirmiş gibi, ancak ama ancak dağlarda özgür olabilirmişim gibi. Öyle iğrenç bir ağırlığı var ki bu hissin. Kalktım bir gün eşyaları kırıp döküyorum filan. Sanki tutan benim elim değil, gücüm kalmamış. Vuruyorum hakkıyla ses çıkmıyor. Ne kırılması gerekenden ne benden. Trajikomikti. Yaşayamadım. Öfke anlamsızdı. Bu kırıp dökmeler anlamsızdı. Duygular anlamsızdı. O kadar yabancılaşmıştım günün sonunda. Senin payın, benim payım derken duygulara pay kalmamış anlayacağın. Kime neyi anlatabilirim ki. İki kişilik bir ilişkiyi tek başıma yaşamışım gibi. Hiç birbirimizi tanıma fırsatımız olmamış gibi. O kadar kendime yetmiş, yetmeye çalışmışım ki ilişkide fark etmemişim kendi ihtiyaçlarımı. Biz hep güldük. Sen neşeyle halledersin her şeyi, bana da bulaştı zamanla. Biz niye o kadar güldük? Nasıl güldük? Anlamıyorum bazen. Ağlanacak çok halimiz varmış. Tabii sen görmedin. Acı çeken görür. Keşke ben de görmeseydim. Keşke kendimi bu kadar suçlamasaydım. Aşık olup da sonuna kadar yaşayanlar, sevip de sonunu düşünmeden yaşayanlar nasıl şanslı aslında. Severken düşünmeden sevmek, sürünürken hakikaten sürünmek çok kıymetliymiş. Ben hep dengede kalmaya çalıştım. Hiçbir zaman aşkımı ifade edemedim sana. Gidersin diye korktum, kaldıramazdın. Seni üzmek istemiyorum der giderdin, biliyorum. İki yıldan fazla beni üzmek istemeyip üzdün halbuki. Bari yaşasaydım diyorum işte yaşasaydım sonuna kadar öyle gitseydin. Hayatıma seni ben çektim. Ben yarattım ve yaşadım.
"Ben arınıyorum ve paylaşıyorum" diyebilmek, bugün yapılabilecek en asil, en devrimci ahlak hareketidir. Çünkü malı yığarak yapılan o sahte zenginlik yarışı nihayetinde insanı içeriden yoksullaştırır; arınarak ve paylaşarak eksilmek ise insanı hakiki manada zenginleştirir. Kalbe sükûnet, eve bereket getirir.
Duygu ve Düşünce
Bazı şarkılar çok farklı hissetmenizi sağlar, Bazı içkiler çok sarhoş, Bazı günler ölümsüz, Bazı kadınlar onlardan önce hiç yaşamamışsınız gibi; İlk üçü devrimdir, Sonuncusu ihtilal...! Yorgo Angelopoulos #iyigeceler #Xevnxweş #goodnight
Edebiyat