Sekiz yıl önce, yurdundan üç kişilik bir kafile ile nasıl ayrılmıştı, şimdi nasıl bir ihtişamla dönüyordu. Resûlullah (s.a.v) devesinin üstünde bütün bunları düşünüyor, mağrur bir fatih gibi değil,son derece mütevazı bir halde, başı secde eder gibi, devenin boynuna yapışmış, tesbih,tehlil ve dua ile, Cenab-ı Hakk'ın sonsuz lütuflarına şükrederek ilerliyordu.