Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamamızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
Sanki topuklu ayakkabılarımın çıkardığı tak tak sesleri arasında delicesine ilerlerken bir gün çevreme baktığımda, etrafımdakilerin bana yokmuşum bir davranıp yanımdan geçip gittiklerini görmüşüm gibi hissettirirdi. Bugün bir yerlere gidelim mi şunu yiyelim mi diyen tek bir kişi bile yoktu bunu dışlanmak denilebilir mi?