uhut'tan
koşup gelen
birkaç müslüman:
eyvahlar olsun, eyvahlar olsun
yeryüzü efendisini kaybetti
eyvahlar olsun!
sümeyra kadın ekmek yapıyordu
elleri sakindi
gözleri dalıp gidiyordu
sanki maverayı seyrediyordu
içinde bir mahşer kaynıyordu
yüreğinde uhut dalgalanıyordu
apansız sıçradı
çocukların göz nuru gençlerin yürek aydınlığı
ihtiyarların dilde duası gönülde umudu
evrenin efendisine ne olmuştu
o'na bir hal mi olmuştu.
sıçradı kalktı sümeyra kadın
başörtüsü havada dalgalanıyordu
unlar toprağa saçıldı, küller hamura karıştı
medine sokakları hızla kayıyordu
evler bir bir tükeniyordu
sümeyra kadın bendinden boşalmıştı
bağrını döğüyordu.
sonra uhut göründü
sonra müminlerden bir kalabalık gördü
koştu yanlarına erişti