''Çocukların efendisi olmak, onlarla
zıtlaşmak, onlara boyun eğdirmek, anlamadıkları bir şeyi
yapmalarını sağlamak, size iyi görünen sonuçlar verdiği takdirde
bile, kendisinden kopan, içten içe yaralı, kim olduğundan dolayı acı çeken, ama bu konuda yapabileceği bir şey olduğunu dahi bilmeyen bireyler meydana getirir.''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Çocuğun iç benliğiyle irtibat kurmasını desteklememiz
gerektiği gibi, eğer biz de çocuk büyürken kendi iç benliğimizle
yeterince irtibat kurabilirsek, karşımıza çıkmasını hiç
beklemediğimiz durumlarda ne yapılması gerektiğini annelik ya da babalık sezgilerimizle bulabiliriz.''
''Çocuğundan bir şeyler öğrenmeye açık olmayan, çocuğuyla ilişkisinde karşılıklı bir rıza ve etkileşimle değişemeyen hiçbir anne-baba iyi anne-baba olamaz. Dışarıdan ne kadar müşfik, sevecen, anlayışlı görünürlerse görünsünler. Hatta, ne kadar iyi bir anne-baba olduğunuzun en önemli göstergesi, çocuğunuza ne kadar çok şey öğretebildiğiniz değil, çocuğunuzdan ne kadar çok şey öğrenebildiğinizdir.''
'...çekirdeğe benzeyen bir özle dünyaya geliyoruz. Bu özün en sağlıklı şekilde gelişebilmesi için ona onun kendi özelinde muamele etmemenin, ona onunla hiç uygun olmayan bir şey dayatıp istediğiniz sonucu alamadığınızda buna "yanlış" demenin kendisi yanlıştır. Çocuğunuz kendisi hakkında, sizin çocukla ilgili bilmediğiniz şeyleri bilerek doğar. Sizin bilginiz, çocuğunuzun bilgisini örselememeli, tam tersine onu kuşatıp sarmalı, geliştirmelidir.''