Düş Hekimi

“İş, yapacak daha iyi şeyi olmayan insanların sürgün cezasıdır” der Oscar Wilde. Bu söz tabii ki, işe ayağını sürüye sürüye gidenler için. İşinden keyif alan insan için o iş, sadece iş olmaktan çıkar. Bir işten keyif almanın ölçüsü, hızla akıp giden zaman duygusu ve enerjimizin artmasıdır. İşinden keyif alıyorsan hiçbir gün çalışmıyormuşsun gibi hissedersin kendini. Ortaçağda bir katedral inşasında çalışan iki işçiye ne yaptıkları sorulur. Biri “Taşları dikdörtgen bloklar haline getiriyorum” der. Diğeri “Bir katedral inşa ediyorum” diye yanıt verir. Sen yaptığın işte hangi cevaba daha yakınsın? Ya sevdiğin işi yap ya yaptığın işi sev. Yoksa hayatın hayat olmaktan çıkar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Odaklanacağımız şey sorun değil, çözümdür. Ya sorunun bir parçası olursun ya çözümün.
Sorunların başkalarından kaynaklandığına inanıyorsan işin zor. Çünkü kendimizi değiştirmek zaten yeterince zorken başkalarını değiştirmek imkânsızdır. Sen kendi yararına olduğunu bildiğin halde değişmekte zorlanırken başkası senin için niye değişsin?
“Zaman kazanmak”, “zaman harcamak”, “zaman kaybetmek”, “zaman öldürmek”, “uçup giden zaman”, “geçmek bilmeyen zaman” gibi deyimlerin hangilerini daha sık kullanıyorsun? Zamanla dost musun düşman mısın? Zamanı kazanıyorsan, değerlendiriyorsan ona dostça davranıyorsun demektir. Dostsan zaman da senden yana olur. Zamanı öldürüyorsan, kaybediyorsan, ziyan ediyorsan ona düşmanca davranıyorsun demektir. O zaman niye senin yanında olsun? Zamanın değerini bilmeyerek ziyan ettiğimiz için ileri sürdüğümüz mazeretlere zamanın aldırış ettiği yok. O koşar adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Zamanla oyun oynamak yerine mümkün olduğunca çok anı oyun gibi keyifle yaşamak daha akıllıca değil mi?
Zamanla ilgili sorunlarımızın kökeni kendi doğamızdadır.