Nevrotik rekabet ve bağlılık girdabına girmeyen ve "aşk" ya da hırsın kolayca baştan çıkaramadığı kişiler en fazla bütünlüğe sahiptir. Ayrıca, hayata seyirci kalışları çoğu zaman yargılarında da bir hayli nesnel olmalarını sağlar. Bununla beraber, her mesefeli kişi de belirli bir tavır alamaz. Kişi bir fikre itiraz etmek ya da o fikre kendini adamaktan o kadar nefret edebilir ki kendi zihninde bile bir görüşü benimseyip savunamaz; böyle bir durumda ya meseleyi içinden çıkılmaz hale getirir ya da en iyi ihtimalle, kendi kanısı olmadan iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı kaydeder.
Herhangi bir türden saldırganca , hatta kendini ortaya koyucu bir davranış bile ona bencilce gözükecektir. Bunu kendi içinde ayıplayacak ve başkalarının da ayıplayacağına inanacaktır. Ve bu tür bir ayiplanma riskini göze alamaz , çünkü öz-saygısı bütünüyle başkalarının onayına çok fazla bağlıdır.
Uysal tipi analiz ederken derinlemesine bastırılan çeşitli saldırganlık eğilimleri buluruz. İnsanlara yönelik görünüşte ki ilgisinin kaba bir ilgi yokluğuna, dik başlılık tutumlarına , bilinçsiz asalaklik ya da başkalarını kullanma eğilimlerine, başkalarını kontrol etme ve yönlendirmeye , başkalarından üstün olmaya ya da kinci zaferden haz duymaya yönelik dinmeyen ihtiyaçlarla karşılaşırız.
Beklenen bolca sevgi ya da benimsenme ufukta gözükmediği zaman bir baştan savilmis , reddedilmiş, ihmal edilmiş ve küçük düşürülmüş olma duygusuna yol açan kuraldışı bir duyarlılık yarattığını söylemek yeterlidir.
p:46