merve

Dünyada nereye gidersen git, ister daha büyük ister daha küçük topluluklarda, yüzler ne kadar çalkantılı, ne kadar kuşku dolu, bu ne gerilim, bu ne güven yoksunluğu, bütün yüz hatlarında kasılıp kalmış bu ne direnç! Gerginlik, yalnızlıktan ileri geliyor. Bu açıklanabilir ve her açıklamanın geçerliliği vardır ama kimse gerçek sebebin adını koymuyor. Aynen böyle bir yalnızlığın içinde olan, aynı kasılmış, düşmanca yüz ifadesine sahip altı çocuklu anneler tanıyorum ve eldivenlerini, sanki hayatları bir dizi mecburiyetten oluşuyormuşçasına aşırı bir özenle çıkaran burjuva bekârlar. Politikacılar ve kâhinler tarafından dünyaya çağrılan topluluklar ne kadar yapaylaşırsa, çocuklar bir topluluk duygusuna ne kadar zorlanarak yetiştirilirse, ruhlardaki yalnızlık da o kadar amansız oluyor. Buna inanmıyor musun? Ben bunu biliyorum. Ve söylemekten yorulmayacağım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bir insanın hayatta deneyebileceği en zor şeyi denedi. ne yaptı, biliyor musunuz? aklıyla bir duyguyu öldürmek istedi.
çünkü -bunu şimdi anlıyorum- bütün babaların içinde bir tanrı var ve evlatlarını kilden heykelcikler gibi, her zaman eksik görüyorlar; onları sürekli olarak kendi imgeleri, kendi benzerleri gibi yaratmak istiyor ve lanetliyorlar: üzerlerine hastalıklar ve afetler saldıktan sonra da kendi kibirlerinden ötürü onları affediyorlar. biz bu dünyadaki bütün insanlar ömür boyu kolsuz, bacaksız, sakat bir halde dolaşıp duran çekingen ve her tarafı çatlak, kilden evlatlardan ibaretiz. kimse bizi göremese de.
Sayfa 51·Kitabı okudu
aptal, aniden başka bir yerde mutlu olabileceğini düşündün, kanatsız, bu otobüste nefes alamıyor insan, içindeki hava çoktan dışarı verilmiş nefeslerden ibaret, kendi kaderim tarafından emilmişim, belki de Dana haklıdır, belki de eylemlerimizin sorumluluğunu almalıyız, ne olmuş Tanrı her birimize birer ben koymuşsa, köprücük kemiklerinin birleştiği yere, kalbin üstüne, neden birini sevmek bazen asla yeterli olmaz, nereye gideyim, bu sevgiyi kime vereyim, sokak köpeklerine
Sayfa 126·Kitabı okudu
karaya işaret eden bükülmüş bedeninin dalgalarından nasıl çıkacağımı bilmiyorum. iniltin, adayı önceden haber veren bir kuş gibi. kurtarıldık, ya da neredeyse. ama istemiyorum, istemiyorum bu kuraklığı: faturalarımızı ödediğimiz tezgahlardaki şaşı bakan teyzelerin bakışlarındaki kuraklığı, gözlerinde sayılar olan su sayaçları, üzerimize yağan etiket yağmurunu...
Sayfa 124·Kitabı okudu