merve

aptal, aniden başka bir yerde mutlu olabileceğini düşündün, kanatsız, bu otobüste nefes alamıyor insan, içindeki hava çoktan dışarı verilmiş nefeslerden ibaret, kendi kaderim tarafından emilmişim, belki de Dana haklıdır, belki de eylemlerimizin sorumluluğunu almalıyız, ne olmuş Tanrı her birimize birer ben koymuşsa, köprücük kemiklerinin birleştiği yere, kalbin üstüne, neden birini sevmek bazen asla yeterli olmaz, nereye gideyim, bu sevgiyi kime vereyim, sokak köpeklerine
Sayfa 126·Kitabı okudu
karaya işaret eden bükülmüş bedeninin dalgalarından nasıl çıkacağımı bilmiyorum. iniltin, adayı önceden haber veren bir kuş gibi. kurtarıldık, ya da neredeyse. ama istemiyorum, istemiyorum bu kuraklığı: faturalarımızı ödediğimiz tezgahlardaki şaşı bakan teyzelerin bakışlarındaki kuraklığı, gözlerinde sayılar olan su sayaçları, üzerimize yağan etiket yağmurunu...
Sayfa 124·Kitabı okudu
fakat hayatın tuhaf bir matematiği vardır. akıl almaz yöntemlerle çalışır. bu kadar çok ve koşulsuz sevildiğin için bazı uzuvların gelişemedi senin. diğerkâmlık nedir öğrenemedin. hayat sana nasıl sunulduysa öyle kabullenmeyi de aynı sebepten öğrenemedin. üstelik senin tek kişilik monarşinin akla sığmaz kanunlarından ölçüsüzce, zalimce ve devamlı olarak nasiplenenler de seni koşulsuz seven ve her ne yapmazsan yapma bu şekilde sevileceğini vaat ederek ruhunu sakatlayanlar oldu. hayatın acayip geometrisi bu şekilde işler. beni diğerkâm ve eksik, seni zalim ve tam yapan yaşantının failleri aynı kişilerdir. ev bir değirmendir; ruhlarımızı doğumdan ölüme öğütür.
Sayfa 37·Kitabı okudu
o zamanlar yeni para kazanmaya başlamıştım ve tıka basa yiyordum. şimdi yine yemeği düşünemiyorum. birlikte geçirdiğimiz yıllarda, birçok şeyime olduğu gibi, yemeğime de sen anlam katmıştın. benim için yemek, aynı sofraya oturman, kadehini kaldırman ya da tabağımı önüne alıp son kalan lokmaları yemen demekti. dün öğle yemeğinde çay yapıp yanında kızarmış ekmek yedim.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Bana bir şeyler soruyorlar, dedi, ama bunları birleştirmiyorlar. Bunları, onlara daha önce zaten söylediğim şeylerle ilişkilendirmiyorlar. Böyle ayrı ayrı anlamsız olgular var sadece. Hikâyeni herkese anlatamazsın, dedim. Belki yalnızca tek bir kişiye anlatabilirsin. Belki, dedi.
Sayfa 140·Kitabı okudu