“Acaba bir yanım beni bekleyen şeyin farkında mıydı? Kibar bir çiçek yetiştiricisi veya ateş gibi yanan biri değil de, gece kadar ıssız, dayanıklı ve değişken biri olacağımın?…”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Seni eve kapattı, çünkü biliyordu. Piç kurusu, senin ne büyük bir hazine olduğunu biliyordu. Topraktan, altından, mücevherlerden daha değerli olduğunu. Bunu biliyordu ve seni tümüyle kendine istedi.”
Kelimeler, ruhumdaki bazı sivri uçları törpülese de, içime işledi. “Beni sevdi Rhysand – hâlâ seviyor.”
“Mesele seni sevip sevmemesi değil, ne kadar sevdiği. Aşk, aşırıya kaçarsa, zehire dönüşebilir.”
“Bugün sana sarılmak istediğim için utanmam mı, minnet duymam mı gerek bilemiyorum; şu anın öncesinde neler yaşanırsa yaşansın, bunlar bir şekilde beni sana getirdi.”
“Birkaç gün önce genç bir adamla konuştum. Burada kendisini gökyüzünde bir kibrit çöpü gibi hissettiğini söyledi. Sanıyorum ben de Türkiye’ye aynı nedenle döndüm.”
Başını salladı Holly. Yüzüne nedenini tam olarak anlamadığım bir hüzün yerleşti. Ses tonu değişti.
“Güzel bir neden. Kökler çok önemli. İlk kuşak nereye geldiğini anlayana kadar yitip gidermiş. İkinci kuşak istemese de kendisini yabancı saymayı sürdürürmüş. Üçüncü kuşak tersine ait hisseder ama bu sefer de asıl yerliler bir yolunu bulup ona yabancı olduğunu hatırlatırmış. Bir kitapta okumuştum bunu. Tanıdığım biri de ‘Vatan ataların mezarlarının bulunduğu yerdir’ demişti…”