Kitap, dehanın romantize edilmiş bir ayrıcalık değil, çoğu zaman ağır bir yalnızlık ve bedel gerektiren bir yük olduğunu hissettiriyor. Vincent’in yoksulluk, yalnızlık ve anlaşılmama hissi içinde sanata tutunma çabasını görüyoruz. Onun hayata karşı direncine tanık oluyoruz. Kitabı okurken onunla arkadaş oluyor, onu anlıyor, onunla resim çizmeye çıkıyor, dertleniyor ve kitap bitince ona sarılmak istiyoruz. Kardeşi Theo ile olan ilişkisi de beni çok etkiledi. Kitap kaynağının çoğunluğunu Vincent’in kardeşine yazdığı mektuplardan alıyor. Theo bu mektupları saklıyor ve bugün bizlere ulaşmasını sağlıyor. Bu kitaptan sonra, Theo’ya Mektuplar kitabını da okuma listeme de ekledim. Kısacası sanatın insanı hayata bağlayan son ip olabileceğini sade ve sarsıcı bir dille anlatan etkileyici bir roman.