Şimdi sizler kendi kendinize soruyorsunuz: Bizler ne zaman zulme uğrayarak bağırdık? Bizden kim ağzını açmaya cesaret edebilir ki? Bense sizlere, ruhunuzun her gün acı içinde bağırdığını, kalplerinizin her gece imdat çığlıkları attığını söylüyorum. Ancak sizler ruhunuzu ve kalbinizi duymuyorsunuz. Çünkü can çekişenler göğüslerinin hırıltısını duymazlar. Ancak ölmekte olanın yatağının yanı başında oturanlar bu hırıltıyı duyabilirler. Kesilen bir kuş homurdanarak çırpınırken iradesini zorlasa da olup biteni anlayamaz, onu seyredenlerse bilirler ne olduğunu.