“Anlaşılmaz bir şeydir kadın; uygarlığın da dinin de kadınla ilgili bütün yasaları yanlış. Kadına böyle davranmamaları gerek, hayır! Çok sert davranıyorlar patron, çok haksız… Yasaları koymak benim elimde olsaydı kadına başka, erkeğe başka yasalar getirirdim. Onlarca, yüzlerce ve dahi binlerce buyrukta bulunurdum erkeklere; erkektir ya kaldırabilir. Ama kadına hiç!”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Mutluydum, bunu biliyordum da. Bir mutluluğu yaşarken ayırt edebilmemiz zordur; yalnızca geçtikten sonra, arkamıza bakınca -kimileyin de şaşkınlıkla- birden anlayıveririz nasıl da mutlu olduğumuzu.”
“İnsan canavardır! Büyük canavar. Soylu kişiliğin bilmez senin, her işin yolunda gitti ya, ama bir de bana sor; canavardır diyorum! Ona kötülük mü ettin? Saygı duyup korkar senden. Ona iyilik mi ettin? Gözlerini oyar senin. Arandaki uzaklığı koru patron! İnsanlara yüz verme; onlara hepimizin bir ve haklarımızın aynı olduğunu söyleme çünkü çabucak senin haklarını çiğnerler, elinden ekmeğini kaparlar ve seni açlıktan gebermeye terk ederler.”
“Korkunç bir gizemdir kadın ve hiçbir zaman kapanmayan bir yarası vardır. Bütün yaraları kapanır ama o kapanmaz; sakın söylenenlere kulak asma sen, kapanmaz. Kadın seksen yaşında olsa ne yazar? Yara açık.”
“Her şeyin gizli bir anlamı var bu dünyada. İnsanlar, hayvanlar, ağaçlar, yıldızlar her şey birer hiyeroglif; ne mutlu ve de ne yazık onları heceleye heceleye de olsa okuyup ne anlattıklarını kestirmeye başlayana… Onları ilk gördüğünde anlamazsın; insan, hayvan, ağaç, yıldız olduklarını sanırsın; ancak yıllar sonra, çok geç de olsa anlarsın.”