Diego Rivera’ma. Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim, seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego’m. Eskiyor bütün bedenler. Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden. Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri, acı çeken bir yüreğim var. Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego… Ben de seni anlamak istedim. Tüm hayatımı, hayatımın her bir zerresini seni anlamaya adadım. Sen nereye gittiysen, ben de gittim. Sen neye güldüysen ona güldüm. Sen kimi sevdiysen onu sevdim. Hangi kadınla seviştiysen o kadınla seviştim. Bende bulamadığın ve başka kadınlarda aradığın şeyi keşfetmek için, senin öptüğün kadınları öptüm. Dokunduğun kadınlara dokundum…Senin sevmediklerini de sevdim ben Diego. Neden sevmediğini anlamak için, onları… sevdim !!! Ya da sevmeye çalıştım… İçimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki. Öfkem dinmedi Diego. Her defasında körkütük aşık olarak, sana döndüm. Ya da aslında senden hiç gitmemiştim. Seninle Amerika’ya gelmemi istediğinde, benim olduğunu sandım. En büyük yanılgım oldu bu belki de. Sen ne benim ne de başka bir kadının olamazdın. Kimseye ait olamazdın sen ! Ruhun buna izin vermezdi. Oysa ki ben, sana ait oldum hep. Yattığım tüm adamlar ile sana ait olarak yattım Diego. Acı çekerek seviştim onlarla… Bir tek senin çocuğunu doğurmak istedim. Ah Diego’m.. Bu paramparça rahmimden nefret ettim, bebeğimizi tutamayınca. Söküp atmak istedim rahmimi. Sana çocuk doğurmayı beceremeyen bir organı taşımak yük oldu bana. Kanlar içinde kaldığımda beyaz çarşaflar üzerinde, bana nasıl acıyarak
Mektup
Reklam
Kitapta Entelektüelin Kutsal Kitabı - Biyografiler 46.hafta 10-16/11/2025 Franklin Roosevelt Simon de Beauvoir Edwin Huble Albert Speer Diego Rivera Ho Chi Minh Dietrich Bonhoeffer
- Son!
Bir keskin bıçak yarasıydı hayatım... Kırık kaburgalarımdan içeri sızan, acının arasından kayıp giden o hayatım... O gün Tanrı'nın beni yok saydığı gün, 6 yaşında, çocuk felci geçirerek başladı savaşım... Çocukluğumu yaşayamadan, Nereye gideceğimi bilmeden, Koşmak istediğim o gün... Uçacaktım... Ama bu mümkün olmadı. Umutsuzca yere çakıldım. Anlamıyordum. Kanatlarım beni havaya yükseltmiyor, Korkunç bir ağırlık veriyorlardı. Çocuk kalbime dolup taşan, tüm umuda karşın uçmam için yapılabilecek hiçbir şey yoktu. 15 yaşımda, benden 22 yaş büyük bir adama aşık oldum... Bir resim sergisinde karşılaştığım, "Diego Rivera" ile ilk defa o gün karşılaştım. Sadakatsiz bir aşka, soydum bedenimi... Bir fahişe gibi, kelimelerimden çıkan her bir cümleyi, kanla, şarapla o gün sevdiğim adama teslim etmiştim ruhumu... Beni sevmediğini biliyordum üstelik,
Frida Kahlo (1907-1954), Meksikalı ressamdır ve en çok güçlü, sembolik otoportreleriyle tanınır. 6 yaşında çocuk felci geçirerek sağ bacağında kalıcı hasar oluştu, 18 yaşında geçirdiği ağır otobüs kazası ise omurga ve pelvisinde ciddi yaralanmalara yol açtı. Uzun süre yatakta kaldığı dönemde resim yapmaya başladı. 1929'da ünlü ressam Diego Rivera ile evlendi; ilişkileri fırtınalıydı ve iki kez evlendiler. Sanatında Meksika halk kültürü, mitoloji, doğa, acı, kimlik ve ölüm temalarını işledi; gerçekçi detayları sürrealist öğelerle birleştirdi. Eserleri arasında İki Frida (1939), Kırık Sütun (1944), Henry Ford Hastanesi (1932), Yaralı Geyik (1946), Diego on My Mind (1943) ve Dikenli Kolye ve Sinek Kuşu ile Otoportre (1940) bulunur. 47 yaşında hayatını kaybeden Kahlo, hem sanatı hem de yaşam tarzıyla feminist ve özgürlük sembollerinden biri haline gelmiştir.
FRIDA KAHLO -Henüz 5 yaşında bir çocukken babasıyla çıktığı bir gezinti sırasında ayağı ağaç köklerine takıldı ve büyük bir acıyla yere düştü. Bu olaydan sonra geçirdiği çocuk felci sonrası engelli kalan Frida ... -,19 yaşındayken 17 Eylül 1925'te okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, tramvayın demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıktı. ,-Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçen Frida; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşadı. , -Hayatı boyunca tam 32 kez ameliyat edildi ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesildi. - -Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başladı. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yaptı. İlk otoportresi, "Kadife Elbiseli Otoportre"'dir (1926). - 1927 yılı sonunda yürümeye başlayan Frida, bu dönemde sanat ve politika çevreleri ile yakınlaşmaya başladı. Kübalı önder Julio Antonio Mella ve fotoğraf sanatçısı Tina Modotti ile tanışıp yakın arkadaş oldu. - - Resim çizmeye devam eden Kahlo aynı dönemde arkadaşı Tina Modotti aracılığıyla Meksikalı Michelangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile tanıştı ve ona resimlerini gösterdi. - Resim yapmaya geçirdiği kazanın izlerini hafifletmek için başlayan Frida, kısa süre sonra yeteneğini herkese kanıtlamıştı. - Frida, ikinci otoportresini evlendiği yıl yaptı. Eser, 2000 yılında bir Amerikalı koleksiyoner tarafından 5 milyon dolara satın alındı - 1943'te La Esmeralda adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi on yıl boyunca sürdürdü. Sağlık koşulları nedeniyle Mexico City'e
Reklam
Reklam