O gün belki sustum ama,
İçimde kendimi kaç kere öldürdüm,
Bir ben bilirim.
Her nefesimde biraz daha eksildim,
Her adımda biraz daha battım.
Gülüşlerimle örttüğüm yaralar,
Gece olunca fısıldadı adımı.
İçimde sessizce çöken bir şehir var,
Yıkılmış sokaklarında kayboluyorum.
Her duvarında yankılanan bir ben,
Ama kimse duymuyor, bilmiyor.
Günler geçtikçe silindim dünyadan,
Bir gölge gibi, varla yok arasındayım.
Ve belki de en çok,
Kendi yokluğum acıttı beni.
Ve kitap şöyle sonlanıyor...
Bazı şiirler yazılmaz...
Sadece yaşanır, sonra kalpten kaleme sızar.
Bu satırlar, bir kalbin en sessiz çığlıklarıydı.
Eğer bir satır bile sana dokunduysa, artık yalnız değilim demektir.
Yoruldum, anne...
Ben kendimden vazgeçeli çok oldu.
İnsanlar sesleriyle boğuyor beni, Bakışlarım;
İçimdeki yalnızlığı daha da derinleştiriyor.
Ruhum, dar sokaklarda kaybolmuş bir çocuk gibi;
Dizlerim hayata çökmüş.
Ne umut kaldı içimde,
Ne de tutunacak bir dal...
Bu yorgunluk yaşın değil,
İçimde sessizce ölen yanlarımın ağıtı...