“Vardır bir nedeni, vardır bir izi, vardır bir lekesi, vardır bir hayali, vardır bir korkusu ve vardır bir tutsaklığı." "Ekleme yapıyorum: Vardır bir kaderi,
“𝓥𝓪𝓻𝓭ı𝓻 𝓫𝓲𝓻 𝓷𝓮𝓭𝓮𝓷𝓲,” öyle bir nedendir ki senden başka çarem yoktur Sevgili Avukat. “𝓥𝓪𝓻𝓭ı𝓻 𝓫𝓲𝓻 𝓲𝔃𝓲,” öyle bir izdir ki geçmemiştir hiç. “𝓥𝓪𝓻𝓭ı𝓻 𝓫𝓲𝓻 𝓵𝓮𝓴𝓮𝓼𝓲,” uğruna savaş çıkarılır. “𝓥𝓪𝓻𝓭ı𝓻 𝓫𝓲𝓻 𝓱𝓪𝔂𝓪𝓵𝓲,” kabusların ortasında rüyalar gördürür.
“Tugay. Kurak topraklarda çiçek açar mı?”
“Açar.”
“Açmaz. Bu imkansız… Bu gerçekten imkansız.”
“Onu da imkanlara dahil ederim Sevgili Avukat. Açtırırım o çiçeği ben.”
“Ben sana bir kitap önersem Sevgili Avukat’ım?”
“Nedir?”
“Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, benim için oku, beni gör.”
“Tugay. Bunu yapma, idam edilmeyeceksin, seni kurtaracağım.”
“İ𝓃𝓈𝒶𝓃 𝒾ç𝒾𝓃𝒹ℯ 𝒷𝓊𝓁𝓊𝓃𝒹𝓊ğ𝓊 𝓊𝓂𝓊𝓉𝓈𝓊𝓏 𝓀ℴş𝓊𝓁𝓁𝒶𝓇𝒹𝒶 𝒷𝒶𝓏ℯ𝓃 𝒷𝒾𝓇 𝓏𝒾𝓃𝒸𝒾𝓇𝒾, 𝒷𝒾𝓇 𝓈𝒶ç 𝓉ℯ𝓁𝒾𝓎𝓁ℯ 𝓀ℴ𝓅𝒶𝓇𝒶𝒷𝒾𝓁ℯ𝒸ℯğ𝒾𝓃𝒾 𝓈𝒶𝓃ı𝓇.”
“Sayfa elli beş, birinci paragraf. Oku Sevgili Avukat’ım. Oku, ben o satırlardayım.”