gökçe c., Teneke'yi inceledi.
 24 May 14:30 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine beni etkileyen bir Yaşar Kemal romanı okudum. Nasıl etkilemesin ki?

Eserlerindeki Anadolu’yu, doğa ve insanın paralel minvalinde yaşanan haksızlıkları, adalet arayışını, proleter kesimin hep diktatör para ağalarının zulmüne uğramalarını, Yaşar Kemal’den daha iyi kim anlatabilir?

“Hüyükteki Nar Ağacı”ndan sonra, Teneke’yi okumam beni Çukurova’da ekmek parası kovalayan, biçare köylü işçilerin yanındaymışım, onları seyredip bir şey yapamıyormuşum hissini verdi. Buradaki hikayede de Çukurova’da çeltik ağalarının daha çok kazanç uğruna yaptıkları kanunsuz işlerin (pirinç ekip tüm köyü sular altında bırakıp, insanların sıtmaya yakalanarak hayatlarını hiçe saymaları) anlatılıyor.

Resul efendi ile perde açılıyor. Adamcağız kaymakam vekilliği yapan, bu işten çeltik ağalarının zorbaca girişimlerinden yılmış, emekliliği için gün sayan resesif biri. Dört gözle yeni gelecek kaymakamı bekliyor. Gelsin ki kendisi biran evvel bu eziyetten kurtulsun. Ve bir gün beklenen haber geliyor. Genç, deneyimsiz ve idealist kaymakam Fikret Irmaklı bu göreve atanıyor. Kendisi gelmeden özgeçmişi tüm kasabanın ezberinde yer etmiştir bile. Herkes, bilhassa belalı çeltik ağaları, eşraf kaymakam için hemen plana koyuluyorlar.

Genç kaymakam geldiğinde hürmetle karşılanır, el pençe divan gösterileri, memnuniyet sözcükleri bol keseden harcanır. Bu durum kaymakamın çok hoşuna gider. Hatta babasının nasihatlarını unutmaktan ve kendisinin önyargılarını bile dile getirmekten çekinmez. Hiç böyle tahmin etmezdim, gelmeden evvel kasabanızı tahlil ettirdim, yobazlar, eşkıyalar, devlet tanımazlar olduğunu bilirdim der. Oysa gördükleriyle aklındakiler birbirini tutmamaktadır. Köy halkı kaymakamı için canını verecek kadar kadar candan görünmektedirler!

İlerleyen zamanlarda Fikret Irmaklı ve ağalar arasında savaş başlar. Hakkın hukukun sorgulandığı, silindiği, gücün aslında kimde baskınsa o tarafın sözünün geçtiğinin bir hayat gerçeği ve acımasızlığının içinde buluruz kendimizi. Sonunda kendimi kötü hissettim!

Murtaza ağa, Okçuoğlu, Osman ağa, Kürt Memed, Zeyno Kadın kitabın diğer önemli kahramanları. Bir çok konuşmada yöreye ait şiveye ve terimlere rastlıyorsunuz. Kitap, tiyatro oyunu olarak da ayrıca yazılmış. Tiyatroyu çok seven biri olarak bu oyuna gitmediğime çok hayıflandım.

Bu mücadelenin ve adaletin romanını mutlaka ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyor, böyle muazzam kitaplarla kalmanızı diliyorum.

Ayrıca etkinliği oluşturan, teşekkürlerimi de bu güzel arkadaşlar için unutmayacağım;
Mazlum Kaplan , Roquentin , Li-3

Erdi Can, Dahi Diktatör'ü inceledi.
 22 May 02:57 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Celal Hoca aklınızı alıyor; Marx ve Engels diyalektiğini çürüterek başlıyor. Sonra Adam Smith’e devletçilik politikası öncesi nereye gidiyordu Türkiye’ye geliyor. Yetinmeyip İbranice, Mao’nun 20 şablonluk alfabelerine sürüklüyor. PvQ=P dedirterek başlatıyor. Tüm bunları 150 sayfada anlatıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında araştırma yapıyorsanız bu kitaptan başlamanızı tavsiye etmiyorum. Öncesinde dönemin halet-i ruhiyesini anlatan başka kaynaklardan bir ön inceleme yapılıp, tüm bilgi birikiminizi kullanarak bu kitabı okuduğunuzda aslında Celal Hoca’nın ne demek istediğine ulaşabilirsiniz. Muhteşem bir akademisyen olmasına rağmen maalesef bunun getirdiği yoğun bir dil kullanımı mevcut. Puanım o yüzden 7’de kaldı.

Orientalism üzerine ;
Maalesef dil öğretiminde de bir CENTRE ( BATI ) gördük. Bunun en büyük sebebine gelecek olacak Julius Caesar’ın öldürülüşüdür diyebiliriz. Evet Orientalizm yani batıdan doğuya doğru aşağılama ve hor görme olayından bahsediyorum. Ne oldu bunu sadece Türkiye’ye özgü mü sandınız haha. Bu 2500-3000 yıldır var olan bir şeydir ve Caesar’ın bizzat katili olmuş. Vay efendim Sezar bir diktatördü bilmem ne ( unutmayalım ki tarihi güçlüler ve kazananlar yazar ) bunlar sizlere anlatılan hikaye gerçek diktatör kimdi biliyor musunuz? Kendisini medeni gören ve diğer tüm toplumları barbar gören roma senatosuydu ve batının zenginliklerini doğuya Doğunun zenginliklerini batıya taşıyan Caesar, farklılığı ortaya kaldırmaya çalıştığı icin senato o alçaklarla bizi nasıl bir tutarsın diyip Sezar’ı öldürdü. Arkadaşlar en basit örneği peygamber Muhammed’i yahudilerin ve diğer Arapların öksüz veyahut Arap diye dışlamasıdır peygamberliğini bile bu sebepten kabul etmeyişidir. Augustian ( ağustos ayına isim veren adam ) Julius’un ( Haziran’a ismini veren adam ) oğlunu savaşta yenerek (Caesar { Sezar } öldükten sonra tabi) senatoda şu sözleri sarf etmiştir.
Sezar dünya için iyi bir adam olmaya çalıştı. Ben sadece sizler için olacağım. Ve böylece batı ve doğu bölünmesi ilk defa ortaya çıktı politik anlamda. Bugun İngilizler Almanlara Almanlar Polonya’ya onlar Bulgarlarla Bulgarlar bize biz Çin’e veya Araplara hakaret ediyoruz, aşağılıyoruz ve hatta böyle jargonlarımız var. Çin malı, İngilizlerde de dandik şeyler için Alman malı kullanılır. Bunu macro levelde söylüyorum bir de Micro levelde bir İzmirlinin bir Şırnaklıya bakış açısını düşünün.

Manevra, bir alıntı ekledi.
21 May 19:34 · Kitabı okuyor

Hepinizin kalbinde acımasız bir diktatör yaşar. Sevdiği birkaç insan için binlerce yabancıyı düşünmeden harcayabilecek bir diktatör.

Ay Işığı Serinliği, Graham Greene (Sayfa 224 - Öteki Yayınevi)Ay Işığı Serinliği, Graham Greene (Sayfa 224 - Öteki Yayınevi)
Volkan ersöz, bir alıntı ekledi.
 21 May 17:18 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Atatürk diktatör müydü?
O, Türkiye'de bir daha kesinlikle bir diktatör ortaya çıkmasın diye diktatör olmuştur.

Bozkurt, H. C. ArmstrongBozkurt, H. C. Armstrong
Berkay, bir alıntı ekledi.
20 May 12:39

Nerede adalet belirsizse, istikrarsızlık ve terör iş başındaysa, insanlar soyutlanmaya ve yalnızlığa düşerler, ki diktatör Devletin amacı ve hedefi de budur, çünkü varlığını, güçleri ellerinden alınmış sosyal ünitelerin mümkün olduğunca çok sayıda bir araya yığılmasına dayandırır. 

Keşfedilmemiş Benlik, Carl Gustav JungKeşfedilmemiş Benlik, Carl Gustav Jung
Doruk Çifci, Hayvan Çiftliği'yi inceledi.
18 May 16:16 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Sürekli kendilerinin çalışıp insanların yediği bir hayattan sıkılan ve yaşlı bir domuzun (Koca Reis) gördüğü rüyanın gazıyla hayvanlar, çiftlikte ayaklanma çıkarır ve çiftlik sahibini (Bay Jones) kaçırırlar. Hayvanlar, kendilerinin çalışıp yine kendilerinin yediği bir düzeni kurmak istemektedirler.

Bu hayvanların içinden çıkan ve bu hayvanları yöneten bir diktatör domuzun (Napolyon) yükselmesini ve yükseltilmesini anlatıyor kitap aslında. Kendisine zıt düşünen herkesi 'düşman domuz'un (Snowball) tarafında olduğu bahanesiyle öldürtür Napolyon. Çünkü çiftlikte olan kötü şeyler Napolyon'un suçu değil, Snowball tarafından sinsice tezgahlanan şeylerdir. Eğer Bay Jones'un gelmesini istemiyorlarsa Önder Napolyon'a sahip çıkmaları gerektiği öğretilir ve o korku işlenir cahil hayvanlara.

Diğer hayvanlar okuma yazmayı doğru düzgün bilmedikleri için ve hafızaları da uzun süreli olmadığı için kandırmak da kolaydır hayvanları. En başta belirlenen 7 kuralı istedikleri gibi esnetirler, hatta işlerine göre yeni kural da eklerler Napolyon ve Squealer.

"Bütün hayvanlar eşittir"den "Ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir"e olan evrimi anlatıyor aslında.

İlginç bir hiciv, okumanızı tavsiye ederim.

Murat Kökçe, bir alıntı ekledi.
 18 May 04:37 · Beğendi · 10/10 puan

Mabetsiz Şehir
Diktatör ve onların etrafında toplanan dalkavuklar gürûhu, büyük geniş evrensel fikirlerin, imanların, dinlerin insanları uyuşturduğunu, körleştirdiğini, şiddetli, ateşli nutuklarla milletine ve bütün cihana ilan ettiler.”

Bütün Eserler 1, Osman Yüksel SerdengeçtiBütün Eserler 1, Osman Yüksel Serdengeçti
İsa ©, bir alıntı ekledi.
17 May 23:14 · Kitabı okumayı düşünüyor

Diktatör ve yandaşları, saldırıları "ötekiler" olarak tanımladıkları hedeflere yönlendirme stratejisi olarak, sürekli dış ve iç düşmanlar yaratırken, toplumu kendi yönetim şekillerine uygun bir hizaya gelmeye zorlarlar.

Diktatörlüğün Psikolojisi, Fathali M. Moghaddam (Sayfa 11)Diktatörlüğün Psikolojisi, Fathali M. Moghaddam (Sayfa 11)