Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit hükümetince Ege Ordu Komutanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirildi ve Genelkurmay Başkanlığı yolu böylece açılmış oldu... "Tombala"dan Genel Kurmay Başkanı olan Kenan Evren, o zamana kadar "sosyal demokrat" ve "ortanın solunda" bilinir ve bu yüzden CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in himâyesinde oraya çöreklenmişken, 12 Eylül 1980'de darbe yaptı... Şöyle koltuğun kenarına ilişmiş bir hâli varken, içinde bulunulan şartlarda memleket ahalisinin kendisine açıktan gülememesi ve yağcı takımının şakşakları arasında "ben de fena değilim!" havasına girdi ve sonradan büsbütün maskara edilecek bir şahsiyet çizgisinin başlangıcında bütün partileri kapatarak "Devlet Başkanı" oldu... "Devlet Başkanlığı"nın başlıbaşına bir sistem olduğundan habersiz ve "Devlet Başkanı"nı "devletin başındaki adam" sanan bir komikliği sergilerken, bunu böylece görecek göz olmaması şeklinde bir "milli komikliğin" de ifşacısı oldu... Sonra... Cumhurbaşkanlığı süresi bitip Marmaris'e çekilmişken, Ak-Doğuş ve Karar dergilerindeki Atatürk alehytarlığı vesilesiyle İBDA'ya bulaştı ve çarpıldı... O gün bugündür, sökük ve dökük bir korkuluk hâlinde öte dünyaya gitme eşiğinde yaşamaktadır...
Tabiî, diktatör haşmeti ile yaşadığı günlere nisbetle buna yaşamak denirse!..
Sayfa 535 - Ağustos 1994, “NOKTAYI GÖRDÜNÜZ MÜ?”, Vâridât: Noktalamalar, İbda Yay.