"Hep arayıştayım. Asıl amacım benliğin peşinde koşmak. Ya bulamazsam ?Ya diğerleri beni bulamazsa? O zaman önemim de anlaşılmaz. En büyük korkum bu: Diğerleri gözünde bir öneme sahip olmamak."
"Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir," der Kierkegaard.
Nefret; iğrenme, tiksinme anlamını Türkçede kazanmış bir kelimedir. Türkçeye Arapçadan geçen sözcük aslında paniğe kapılıp kaçmak demektir ve dilimizde de uzun yıllar böyle kullanılmıştır.
Sevmeyi başaramayanların duygusudur nefret, kaçıp gidenlerin...
Küçük deniz kızı çadırın kapısını açtı ve güzel gelini prensin göğsünde yatarken gördü. Prensin üzerine eğildi, alnından öptü, sonra güneşin doğduğu göğe baktı, gözlerini önce hançere, sonra prense dikti. Düşünde karısının adını sayıklıyordu, yalnız onu düşündüğü kolayca anlaşılıyordu.
Birden küçük deniz kızının elindeki hançer titremeye başladı ve onu tâ uzaklara, kırmızı bir ışıltıyla parlayan dalgalara attı. Kaybolduğu yerde sudan kan damarları çıkıyor gibiydi. Yarı yarıya ölmüştü, son defa sevgilisine baktı. Ve kendini denize attı. Vücudu köpük halinde eriyiverdi hemen.
Sayfa 31 - inkılap ve aka, Yaşayan Ünlü Masallar·Kitabı okudu