“Yorgunum,” diye yalan söyledim onu kendime doğru çekerken. “Biraz uyursam iyi olacak.” “Sen de uyu bakalım böcek.”
Uyu ki unut büyüyemediğini. Yaşayamadığını unut. Uyu ki görme nasıl bir dünyada yaşadığını. Uyu ki görme nasıl bir hayata mahkum edildiğimizi. Uyu ki görme dünyanın her yanında dili, dini, ırkı ne olursa olsun çocuklara yapılanları. Şen kıkırdamaların yükseleceği bahçelerde ölüm kokulu çığlıklarını duymadan uyu. Oysa çocuklar; ölmek için, korkmak için, ağlamak için savaşın ortasında kalmak için, annelerinin koynundan koparılmak için... Çok fazla çocuklar.