Dilan AKSOY

Dilan AKSOY
@dilanaksoyy
Bazı iplerin kolay koptuğunu, bazılarınınsa asla kopmadığını bilecek kadar kalmıştım hayatta. İnsanın kendine kaçacak pay bırakması; ille de bağlanacaksa bir yere, çürük ipler seçmesi gerektiğini bilecek kadar yaşamıştım.
Sayfa 80
Alıntı
Reklam
Sırlar tanıdıklarla paylaşılmaz ki. Dönüp dolaşıp bir şekilde karşınıza çıkarlar yoksa. Sırdaşınız çenesini tutsa da, zamanla garip bir borçluluk, suçluluk, öfke duymaya başlıyorsunuz. Ondan çekiniyor, laf aramızda nefret bile ediyorsunuz. Size bir sır vereyim mi?" "Hayır!" Ne zaman gerçeği söyleseniz şaka sanırlar. O da yüzüne tatlı bir tebessüm yerleştirip iştahla devam etti. "Sır şu: Sevdiğiniz biriyle aranızdaki bağı telafisiz şekilde incitmek istiyorsanız, ona hemen bir sır verin!" "Yani?" "Yani tanıdıklarla konuşmak riskli ama yabancılardan zarar gelmez. Sizi yargılayacak ya da cezalandıracak kadar önemsemezler çünkü."
Sayfa 49
Alıntı
"Bütün bunlar neden benim başıma geldi, neden bana oldu?'' diye soruyor musun kendine hiç? "Evet, tam da bunu soruyorum," diye cevap verdim, derin nefes almaya çalışarak. "O zaman ben de sana sorayım. Neden sana olmasın? Ya da kime olmalıydı? Sen hak etmemiştin, ama başkaları mı etmişti?
Alıntı
Bir gün, bir müşrik Hz. Ali'yi durdurur, "Ya Ali, siz Müslümanlar ölüme ve ölüm ötesine inanıyorsunuz, biz ise inanmıyoruz. Siz cehennemden kurtulmak, cennete girmek için bir sürü ibadet ediyor, mal harcıyor, zahmete giriyorsunuz. Bu zahmete değer mi? Hem ölümden sonra tekrar dirilmenin olacağı ne malum?" diye sordu. Hz. Ali, adamı sükûnetle dinledi, sonra ona şu cevabı verdi: "Evet, ölümden sonra dirilmek, hesaba çekilmek, cennete veya cehenneme girmek ya senin dediğin gibi yoktur ya da bizim dediğimiz gibi vardır. Önce senin dediğinin doğru olduğunu düşünelim. Ölümden sonra ahiret hayatı yoksa seninle biz aynı durumdayız. Sana da yok bize de yok. Bu arada bizim Yüce Allah için kıldığımız namazların, yaptığımız ibadetlerin, hayır ve iyiliklerin, güzel ahlakın, verdiğimiz zekât ve sadakaların bize bir zararı olmaz. Ama ya ahiret varsa; bizim dediğimiz doğru çıkarsa, senin halin nice olur?" diye sorar. Adam, biraz durur, düşünür ve sonra: "Vallahi, her iki durumda da siz kazançlısınız, ahiret, cennet ve cehennem varsa vay bizim halimize! Yolunu öğret, ben de Müslüman olacağım." der ve Müslüman olur.
Sayfa 45
Alıntı
'' Belki de edebiyatçılık , anlamaktan çok bir anlama uğraşına dayanıyordu ''.
Reklam