Hakkında açılan davaya göre Sokrates, gençlerin kafasını karıştırıyor ve onları dinsizliğe itiyordu. Bunu kimi yerde “Kendini bil” kimi yerde “Hayattan ne kadar uzaklaşırsak o kadar yakınlaşırız” diyerek yapıyordu. Kişinin kendisini bilmesi ne kadar tehlikeli bir unsur olacaktı ki yargılanmasına neden olmuştu.
Sokrates kendisini yargılayanlara gayet sakin bir şekilde yanıtlar veriyordu. Öyle ki çıktığı mahkeme önünde “ Ben tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim” diyor ve ekliyordu: “Ve bu devlet koca cüssesiyle yavaş hareket edebilen canlanması gereken bir attır. Ben de tanrının bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün sizi uyandırıyor, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer tanrı sizi düşünmez ve bir at sineği daha göndermezse hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçireceksiniz.”
Sokratesin at sineği metaforu hem toplumun sorunlarına dikkat çeker hem de bu sorunların öne çıkmasına neden olan kişileri hedef alır. Bu kişiler artık istediği gibi hareket edemeyecektir. Bunlar bir atsa, Sokrates bir at sineğidir.