“Gülsüm Ana işte o pencereden almak istedi torunlarını. Ama yasakmış. Biz de dışarı çıksak içeri girmek yasak olur mu İnci? Gülsüm Ana’nın torunları ağladılar içeri girmek için. Ben olsam ağlamazdım. İçeride simitçi bile yok.
“Burnun büyüdü mü İnci? Hani Pinokyo’nunki gibi… Sen anlatmıştın, Pinokyo diye bir kukla varmış. Yalan söyleyince burnu uzuyormuş. Yalan söylersen senin de burnun büyür demiştin bana. Sen de yalan söyledin!
“Seni bırakıp gitmem. Gidersem seni de götürmeye çalışırım.”