Oscar Wilde, “İnsanların çoğu aslında başka insanlardır” demiş ve haklıymış. Kimi hayatını arzu bile etmediği bir şeylerin peşinde harcar; kimi ömür boyu istediği, ama hiçbir işine yaramayacak bir şeyleri arar durur; kimileri de kendini kaybeder…
Dünyayı yönetmeye insan kendinden başlamalı. Dünyayı yönetenler ne samimidir ne de samimiyetsiz. Yönetenler, birtakım oyunlar yaparak, otomatik süreçleri harekete geçirerek, kendi içlerinde sapına kadar gerçek bir samimiyet üretirler; güçlerini buradan alırlar, ötekilerin o kadar yapay olmayan samimiyetinin karşısında güneş gibi parlayan budur. Politikacıların en önemli özelliği, kendilerini gerçekten kandırabilmeleridir.
Yaşadıklarımızı, dikkatimizle değil de, hayatımızla katıldığımız bir romandaki olaylar ya da bölümler olarak görsek. Ancak bu tavır sayesinde kötü günlerin, hayatın cilvelerinin üstesinden gelebiliriz.