İvan İlyiç ölümün kıyısında olmuş veya ölümün eşiğine geldiğini düşünecek kadar dayanılmaz fiziksel acıyla beraber ruhsal acılar çekmiş insanların yaşadıklarının tercümanıdır. Aslında bu fiziksel ve ruhsal acı sırasında yaşanılanları kelimelere dökmek çok zordur. Bu kitabı değerli kılan Tolstoy'un soyut olanı somutlaştırmasıdır, dil ile tarif edilemeyen duygulara tercüman olmasıdır. Bu kitabı en çok fiziksel acıyla beraberinde gelen ruhsal acıyı zirvede yaşamış insanlar benimseyebilir ve anlayabilir. İvan İlyiç acı içinde kıvranırkenki çaresizliğini, nereye kime sığınacağını bilmeyişini, Tanrı'nın neden ona bu acıyı çektirdiğini ve yardım etmediğini, en yakınındaki insanların en zor zamanında yardım eli uzatmayıp destek vermeyişini ve ummadığı birinden merhamet ve ilgi görmesini, yaşamın detayları arasında kaybolurken aslında varoluş sebebimizi ve gözümüzün önünde olan her gün şahit olduğumuz ölüm gerçeğini ‘sanki hastalıklı bir düşünceymiş gibi aklımızdan uzaklaştırmaya çalışıp aslında onun bir gerçek olduğunu’ kabul etmeyişimizi gösteriyor bu kitapta.