Kimi zaman yazarın sıklıkla bahsettiği “gece”nin içinde hapsolup kimi zaman aynalarda kendimi aradığım ve ne tesadüftür ki bulduğum bir okuma süreciydi. Görünenin ötesinde, gerçekliğin salt halini “gece”nin içine saklayarak bulmamızı, o sokaklarda kaybolmamızı ve belki de sonunda ona dönüşmemizi imgeleyerek kaleme dökmüş. Bekçiler, avcılar ve kaybolanlarla dolu sizi zaman zaman buhran ve bulantı içinde bırakacak bu eseri uzun uzun düşünerek, satırların arasında yazarın çıplak sözlerini bulmaya çalışarak okumanızı tavsiye ederim.