‘’El Mitra bir kez daha söz aldı ve dedi ki: Evlilik ey üstat?
Ve o şöyle yanıtladı:
Birlikte doğdunuz ve sonsuza dek birlikte olacaksınız. Birlikte olacaksınız, ölümün beyaz kanatları günlerinizi dağıtıp savurduğu saatte.’’
‘’Eşlere ‘geçim ehli’ olması söylenir. Geçim ehli olmak, Korku Kültürü’nde ‘güçlü olma itaat edip onun sözünden çıkmamak’ anlamına gelir. ‘Erkeğinden korkan kadın’ makbul kadındır; böyle kadına güvenilir. Kadın bu evlilik ilişkisinde sosyal bir kimlik yani ‘yüz’ olarak tanımlanmıştır. Bu tür evlilikte insanın özü olan ‘can’ yalnızdır, bir kenara itilmiştir. Ve bu evlilikte doğup bu ortamda büyüyen çocuk Korku Kültürü’nün şablonunu farkına varmadan aynen devam ettirir.’’
‘’Ne garip bu insanlar!
Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen kasım öldü sanıyor…
Ne garip bu insanlar!
Hala her sabah bana selam veriliyor…
Sanki yaşıyormuşum gibi…’’
Elimde senin siparişin olmayan torbalarla geliyorum eve…
Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı yorganı…
Sanki beni az önce yolcu etmişsin gibi çıkıyorum sokaklara…
Üst komşuya hava atarak, bi fiyaka bi görsen…’’