Özgürlük, cıva gibi bir şey; sıkıştırdığınız yerden başka bir tarafa kayıyor. Özgürlüğün temelinde bir isteğin, bir arzunun bulunması gerekiyor. İkinci olarak, bu isteği gerçekleştirecek irade ve güce sahip olmalısınız. Eğer bir şeyi yapmak istiyor ama yapamıyorsanız, burada özgürlükten değil, acziyetten bahsederiz.
Özgürlük denildiğinde sanki sınırların tamamen berhava olması anlaşılıyor. Daha doğrusu, bazı insanlar özgürlüğü bu şekilde algılıyor. Ancak sınırlar olmadan gerçek bir özgürlük mümkün olabilir mi? İnsan kendini sınırlamadan tam anlamıyla özgür olabilir mi?
insan, ancak mesul oldukça, sorumluluğunu idrak ettikçe şahsiyet kazanır. Kendi varlığını hisseder ve varoluşunun hazzına varır. Bir anlamda insan, "Mesulüm, o halde varım!" diyebildiği ölçüde var olur. Hepimizin, bütün dünya insanlarının bir mesuliyeti var. Çünkü insan olmak, mesul olmak demektir.
Bireyselliği ve bencilliği aşırı derecede ön plana çıkardığınızda, sorumluluk duygusunu kaybedersiniz. İslam'daki karşılığıyla bu, bireyselliği çok öne çıkarmak, nefs-i emmâreyi beslemek demektir.