Aslında şunu söylemeye getiriyor: Yetinebilmekten daha büyük bir özgürlük yoktur. Ve bizim özgürlüğümüz ancak sınırlar varsa bir anlam ifade eder. Başkasının hakkını ihlal etmemek, kalp kırmamak, sevdiklerimizi hayal kırıklığına uğratmamak gibi sınırlardır bunlar.
El-hamdülillahi te âlâ alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl: Her halim için sana şükrederim, hamd ederim, küfür ve dalâlet hariç. Çünkü ben beşerim, ola ki küfre veya dalâlete düşerim; onlar için şükretmem. Ama her halim için sana şükrederim. Cenâb-ı Allah'ın size verdiğiyle iktifa etmesini bilirseniz, rahat edersiniz.
Mehmet Dinç: İnsan Allah (c.c.) ile olan ilişkisinde haddi nasıl aşar?
Sadettin Ökten: Allah'ı (c.c.) hatırlamayarak aşar.Dünyaya dalar,aşar.Kalbi karartır. Kalpte küçük bir siyah lekedir, isyan. Ama siz Allah(c.c.)ile olan ilişkiyi kestiğiniz zaman o siyah leke giderek büyür. Esasen feyiz ve bereket umumidir. Ancak aynaya ışık düştüğünde, eğer ayna kirliyse o ışık yere yansımaz;üzerinde kalır. Fakat ayna parlaksa ışık yansır, sizi ve çevrenizi aydınlatır. İşte hadise böyle gerçekleşir. Dolayısıyla had meselesi çok mühimdir.