dilefrûz

Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Aslında şunu söylemeye getiriyor: Yetinebilmekten daha büyük bir özgürlük yoktur. Ve bizim özgürlüğümüz ancak sınırlar varsa bir anlam ifade eder. Başkasının hakkını ihlal etmemek, kalp kırmamak, sevdiklerimizi hayal kırıklığına uğratmamak gibi sınırlardır bunlar.
Bir kitap okudunuz ve aklınızda sadece iki cümle kaldı. Zaten maksat oydu.
El-hamdülillahi te âlâ alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl: Her halim için sana şükrederim, hamd ederim, küfür ve dalâlet hariç. Çünkü ben beşerim, ola ki küfre veya dalâlete düşerim; onlar için şükretmem. Ama her halim için sana şükrederim. Cenâb-ı Allah'ın size verdiğiyle iktifa etmesini bilirseniz, rahat edersiniz.
Mehmet Dinç: İnsan Allah (c.c.) ile olan ilişkisinde haddi nasıl aşar? Sadettin Ökten: Allah'ı (c.c.) hatırlamayarak aşar.Dünyaya dalar,aşar.Kalbi karartır. Kalpte küçük bir siyah lekedir, isyan. Ama siz Allah(c.c.)ile olan ilişkiyi kestiğiniz zaman o siyah leke giderek büyür. Esasen feyiz ve bereket umumidir. Ancak aynaya ışık düştüğünde, eğer ayna kirliyse o ışık yere yansımaz;üzerinde kalır. Fakat ayna parlaksa ışık yansır, sizi ve çevrenizi aydınlatır. İşte hadise böyle gerçekleşir. Dolayısıyla had meselesi çok mühimdir.