dilefrûz

İçinden nehir geçen şehirler taze kalmayı deneyen şehirlerdir. Akıp giden zaman gibi sabit ve değişkeni birlikte yaşayan şehirler... Tazelenirken, yenilenirken orda duran bir nehir hep vardır.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Reklam
Balkanlarda bugün Osmanlı mirasının varolup olmadığı tartışmasına Bulgar asıllı tarihçi Maria Todorova'nın verdiği cevap anlamlıdır: 'Balkanlar'ın kendisi Osmanlı mirasıdır.'
Sayfa 157·Kitabı okudu
Bir milletin kimliği, "oluş"u sadece sevinç ve zaferlerinin eseri değildir. Hüznü, acıları, bozgunlarıyla da yoğrulur o maya...
Sayfa 135·Kitabı okudu
Zincire vurulsa ne olur; Kubbetü's Sahra'nın altındaki kaya hâlâ orada değil mi ki? Mescid-i Aksa kapısında işgalin karabasanları dolaşsa da nebevi hakikatin kutlu mekânı orası...
Sayfa 101·Kitabı okudu
Orucun mekanla, coğrafyayla ilişkisi ruhun bedenle ilişkisinden izler taşır sanki. Göğün, ayın, güneşin kozmik alemin oruca doğrudan etkisi olduğunu pek düşünmemişizdir. Ne de olsa artık zamanın geldiğini yahut apansızın geçişini saatlere bakarak anlıyoruz. Kozmik evrenle ilişkimiz koptu. En son ne zaman yıldız görmüştük? Şehrin sahte ışıltısı yıldızlardan, göklerin derinliğinden, sonsuzluktan göz kırparcasına parıldayan muhteşem gök atlasından mahrum etti bizi. Bu gök kubbenin seyrine göre oruç tutar, namaz kılar; yüceliği, sonsuzluğu, kudreti ve adaleti hissederiz. Göklerle teması kesilen modern insanın ötelerle ilişkisi de anlam kaybediyor.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Reklam