Bana veya benim hakkımda söyledikleri her kelimeyi öğrendim, sakladım ve hiç unutmadım. Hiçbirini. Düşünce ve kelimelerin karmaşık işleyişini nasıl çözdüm bilmiyorum ama bu kendiliğinden ve hızlıca oldu. İki yaşına geldiğinde tüm anılarımda kelimeler, tüm kelimelerimin de bir anlamı vardı. Ama sadece zihnimin içinde. Şimdiye kadar tek kelime konuşmadım. Neredeyse onbir yaşındayım..
Atatürk "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diyerek ülkedeki etnik ayrımları sona erdirmek istemişti. Türklük kavramı etnisiteye indirgenemez. Bu sebeple Atatürk "Ne mutlu Türk olana" dememiştir. "Ne mutlu Türküm diyene" demiştir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes eşittir, özgürdür ve kardeştir.
Hakim ve savcı korktuğunda bir şehir korkar. Hakim ve savcılar korktuğunda bir ülke korkar. Adalet elden gider. Asker, polis korktuğunda ülke elden gider. Siyasetçi korktuğunda demokrasi elden gider.