"Parasını suçsuz yere zor duruma düşen insanlara yardım etmek için kullanmak istiyor. Tabii onların hiçbir şeyden haberi olmuyor. Ama bu iş için kendini bir şeylerden dolayı suçlayan insanların ona yardım etmesi gerekiyor. Hukuki olarak değil ahlaki olarak suçlu hissedenlerin.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence" dedi, bir şeyi ilk kez fark ederek. "Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta, evli olabilirim. Başka bir hayatta, tezgâhtarlık yapıyor olabilirim. Birlikte kahve içmeyi teklif eden tatlı bir adama peki demiş olabilirim. Başka bir hayatta Kuzey Kutbunda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Başka bir hayatta, olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kimbilir. Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü."
"Çünkü pes edersen kötülüğün kazandığını kabul etmiş olursun, öyle değil mi? Yapabileceğin tek şey savaşmaya devam etmektir. Mağlup olduğunda bile mağlubiyeti kabul etme. Kötülük yalnızca sen izin verirsen kazanır. Ben mağlup olmayı reddediyorum, Cassie. Reddediyorum."
İki saati aşkın bir sürede her beş sözcükten birini anlamayı başararak ancak onuncu sayfaya gelebilmiştim. Bir cümleyi yüksek sesle tekrar tekrar okumuştum. “Bir yetim, her gün belirli saatlerde tekrarlanan şeylere duyduğu zevki nedeniyle diğer çocuklardan daha çocuktur. Yetim, devam etmeyi, varlığını sürdürmeyi vaat eden her şeye açgözlülük duyar.”