Başkaldırının ateşi,
Kendisini kontrol edebilecek hiçbir fikirle beslenmeyince, çılgın bir yangına dönüp bütün inançları yakıp kül etti, yalnızca hırs ve öfke kaldı geriye, afyon alışkanlığı gibi sürekli olarak şüpheye ve kızgınlığa ihtiyaç duyan bir isyan şehvetiyle yaşadık yıllarca, isyan edecek kimse kalmayınca, hayata isyan edip ölüme sarıldık.
Ölüm insanları hep şaşırtır.
Geceye şaşırmaz, gündüze şaşırmaz, düğüne, savaşa şaşırmaz ama ölüme şaşırır: yaratıldığından beri ölür insanoğlu. Yaratan daha yaratırken vereceği canı alacağını söyler ama herşeye hazırlanan insan ne gariptir ki ölüme hazırlanamaz. Bu da Allah'ın bi lütfu belki, neden derseniz, aksi takdirde Ădemoğlu yaşadığının tadına varamazdı. Allah_u teala, öleceğini bildirir de insana, onun buna inanmasına izin vermez, ölmeyecekmiş gibi yaşatır insanı. Rabbımızdan başka kimin kudreti yeterdi insanı böyle korkunç bir hakikatle bir arada yaşatmaya?