Kinik felsefeye hayatını adamış Diogenes…
“Kinik” kelimesi Latince kökenlidir ve anlamı “köpek gibi” demektir.
Peki Diogenes kimdir?
Sinop’ta doğan, varlıklı bir adamın oğlu olan Diogenes; babasının sahte para bastırması nedeniyle Anadolu topraklarından sürgün edilir ve beş parasız ortada kalırlar. Yaşam için Atina şehri seçilir. Fakat Diogenes nasıl bir yaşam seçer?
O, bilinçli şekilde “köpek gibi” yaşamayı seçerek kinik felsefenin hakkını verir. Üzerinde sadece bir aba, ayağında ayakkabı olmadan, bir çömleğin içinde yaşamını sürdürür. Dilencilik yapar, ne bulursa yer, bulamazsa aç kalır. Ama bunlar daha hiçbir şeydir…
Diogenes, filozoflar arasında en sivri dilli olanlardan biri olarak bilinir.
Bir gün Büyük İskender ona:
“Dile benden ne dilersen” dediğinde, Diogenes:
“Güneşimi kesiyorsun, gölge etme başka ihsan istemem.” demiştir.
Bunun üzerine İskender ise:
“Eğer İskender olmasaydım, büyük ihtimalle Diogenes olmak isterdim.” demiştir.
Diogenes,
“Eğer kaybedecek hiçbir şeyin yoksa hiçbir şeyden korkmazsın.”
fikriyle yaşamıştır.
Diogenes, MÖ 4. yüzyılda yaşamış antik Yunan filozofudur ve kinik felsefenin en ünlü temsilcisidir.
O, diğer filozoflar gibi yaşamıyordu…
Sokaklarda yaşıyor, büyük bir küpün içinde uyuyor, yırtık kıyafetler giyiyor, dilenciler ve yoksullarla birlikte hayatını sürdürüyordu.
İnsanların ikiyüzlülüğünü açık açık yüzlerine söylüyordu.