Eminönü'nde Yalı Köşkü Caddesi'nde Birlik Sokak'ta, Sultan II. Mahmut tarafından ahşap olarak yaptırılmış Hidayet Camii ile karşılaşırsınız.
Burası daha önce bekâr odalarının bulunduğu ve her nevi uygunsuz işlerin yapıldığı bir yerken, hatta adı da bu fiile uygun olarak "Melek Girmez" Sokağı iken, II. Mahmut tarafından baştanbaşa yıktırılmış ve yerine bu cami yaptırılmıştır.
Camide müezzin olan Tosyalı Mustafa İzzet Efendi, bir cuma günü namaza gelen Sultan II. Mahmut tarafından dinlenir ve çok beğenilir. Bestekâr olan padişah, İzzet Efendi'nin sesini çok güzel bulmakla beraber, musiki ve makam bilgisinin eksik olduğunu anlar ve bu konuda kendisinin yetiştirilmesini irade eder. Böylece, İzzet Efendi, Enderun'a alınarak sarayda yetiştirilir ve meşhur hattat, bestekâr, Kazasker Mustafa İzzet Efendi olur. Bu hadise, Osmanlı Devleti'ndeki meritokrasi sisteminin çok güzel bir örneğidir. Kitabesini Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi'nin yazdığı cami, II. Abdülhamit döneminde yenilenmiştir. Mimar Valloury'nin 1887 yılında yaptırdığı bu eserin eklektik yapısı, etrafındaki büyük binaların arasında kaybolması dolayısıyla ilk bakışta cami olduğu pek anlaşılmaz.