“Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan.
Bahseder gerçi duyanlar bir onulmaz yaradan;
Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
Budur âlemde hudutsuz ve hazîn öksüzlük.”
youtu.be/ALowRZpVLFo?si=...
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allahım, Muhammed'e ve onun ailesine salâtü selâm eyle.
O Allah'a hamdolsun ki, O'nun yüce ismi hiç kimsenin ismine benzemez.
- İslâm dünyasının büyük çoğunluğunda, bir esere başlarken önce besmele, ardından hamdele (Allah'a hamdü senâ), daha sonra da salvele (Peygamber Efendimiz'e salâtü selâm) zikredilir. Fakat Kādî İyâz gibi Kuzey Afrikalı ve Endülüslü âlimler, önce besmeleyi, sonra salâtü selâmı, daha sonra da hamdü senâyı yazarlar. Muhtemelen bunun sebebi; besmelede Esmâ-i hüsnâdan "Allah, Rahmân, Rahîm" isimleri bulunduğu için bunu Kelime-i tevhîd'in ilk yarısı kabul etmeleri, ardından da Kelime-i tevhîd'in ikinci yarısı sayılabilecek olan salâtü selâm'ı getirmeleridir.
Sen ezel sultân idin şimdi niye oldun esîr
Eksiği yok bay idin böyle neden oldun fakîr
On sekiz bin 'âlemin halkı sana müştâk idi
Yerde gökde hep melekler sana olmazdı nazîr
Bakar idin dost yüzüne işitirdin dost sözün
Ey 'aceb ne oldu sana şimdi kör oldun sağır
Lâ-mekân Kâf'ında hayme kuruban yaylar idin
İşbu hâristân içinde kaldın uş hor u hakîr
Şahbaz-ı kudsî idin hem mahrem-i sultân idin
Şimdi şöyle sen neden bîgâne düşmüşsün de bîr.