Her şey birdenbire oldu, diyor şair. Yani bir de bakıyoruz sabah olmuş. Zaten olacaktı, diyoruz. Peki nasıl oldu? Ne oldu? Zor zamanlar nasıl geçirildi? İnsan ne kadar üzüldü? Kendini nasıl yıprattı, bir gün unutulacağını bildiği halde?
Zaten bu büyük âlemde kendimizi ayrı ayrı düşünecek olsak mutlak değerimiz sanki nedir... Eğer birimizin bir kıymeti varsa, o da diğerinin ona verdiği değerdir... aşk muhakkak derin bir dostlukla başlar.
Üstün insana alışık olmadığımız için, Mustafa gibi insanların gerçek üstünlüklerini de belki efsane sanıyoruz çoğu zaman. Hep verilenle yetindiğimiz için, bunun ötesini merak eden kafaların varlığına alışmakta güçlük çekiyoruz. Belki onu efsaneleştirerek bir bakıma kurtulmak istiyoruz böyle değişik insanlardan. Öyle ya, onu gözümüzde çok büyütmezsek, sonra onun gibi bütün gücümüzle kendimizi ve dünyayı değiştirmeye çalışmak zorunda kalırız.