Kendini affedebilmek kişinin hatasını gördükten sonra onu düzeltmek için ihtiyaç duyacağı enerjiyi kendi içinde bulması ve harekete geçmesi için önemli bir husustur.
Modern zamanda kaygı çağının insanları olarak bizler, bireyselleşmenin de etkisiyle kendimize o kadar güven duyuyor ve yükleniyoruz ki, bir hedefi gerçekleştirmek için sadece sebepleri yerine getirmekle yetinmiyor, aynı zamanda sonuçları da büsbütün kontrol etmek istiyoruz. Ancak bunun bedeli insanın tahmin ettiğinden daha fazla oluyor ve insan bu bedeli ruh sağlığından kaybederek ödüyor. Sonuçları kontrol etme çabası insana üstesinden gelemeyeceği bir kaygı yüklüyor.
Gazâlî kalbi; pek çok kapısından içeri hâllerin aktığı bir kubbe, her taraftan oklar yağdırılan bir hedef, pek çok şekil ve sureti içinde barındıran bir ayna veya çeşitli kanalların kendisine döküldüğü bir havuz gibi tasvir etmiştir.
Tasavvuf, belirli yöntemlerle insanın idrak kapasitesinin artırılması ve onu hakikate ulaştıran bir yaşayış biçiminin sunulması şeklinde tanımlanabilir. Nitekim hakikat arayışı insanın yaratılışında var olan temayüldür. Kişisel benlikten evrensel benliğe uzanan bir tekâmül temeline dayanan tasavvuf, insanın bilinçli alanının ötesine işaret eder.