Nazi kamplarında her an gaz odasına, yakılmak için fırınlara gitme tehlikesi altında yaşamış, binbir zorlukla mücadele etmiş ve nihayetinde özgür bırakılmış bir psikoterapistin yani yazarın orada geçirdiği süreci anlattığı bir eser. Kitabın ikinci bölümünde ise yazar, logoterapi adı verilen bir terapi uygulamasından bahseder. İnsanın varoluşsal boşluğunu nasıl gidereceği, genel bir hayat anlamından ziyade insanın bireysel olarak hayatının anlamını nasıl kazanacağına dair yönlendirmelerde bulunuyor. Farklı bir bakış açısı adına okunmaya değer bir eser.