4/10
·526 syf.··
2026 100. kitabı
Boardroom Billionaires adlı serinin üçüncü kitabı ilk kitabı ne kadar sevdiysem bundan o kadar nefret ettim . Konu gayet güzeldi aslında sevdiğim kinayeler vardı fakat ana çiftin embesilce halleri delirtti beni . Geberselerdi keşke bu beyinsizlikle nasıl bu saate kadar yaşamışlar hayret zaten normal şartlarda on kere ölmüştüler . Bundan daha salakça başka bir durum yaratamazlar artık dediğim her defasında yarattılar tebrik ediyorum . Cassandra yani Cass'in çok sevdiği ablası eskortluk yaparken öldürülüyor buda bunun yapanı bildiği için intikam almaya karar veriyor . Konu zaten burada kafadan dakika bir gol bir patlıyor zira adam çok tehlikeli güçlü bir avukat şirket sahibi .Ve kızın asla konu ile ilgili bir hazırlığı donanımı bir boku yok öyle bodos adamla gidip tanışıyor takılıyorlar ve evlenmeyi başarıyor . Ki buda saçma böyle bir adam cart diye bunun gibi sıradan bir kızla evlenmez asla . Neyse aradan neredeyse 4 sene geçmiş beşe girmişler evlilikte bu gerzek hala bir halt becerememiş adam buna taciz dayak şiddet her haltı yapıyor . Kitap bu noktada başlıyor zaten kadın tek doğru düzgün karar veremedi tüm kitap boyunca bakın . Bu kocasını kendi öldüremeyeceğini anlayınca Rus'ların takıldığı leş bir mahalleye gidip katil bulmaya karar veriyor . Gidip kafadan adamın biri ile konuşuyor dehşet bir gerzeklik bakın adam bunu kaale almıyor . Bu sırada orada olan Matvei olayı izliyor sonrasında kadını gidip uyarıyor falan kadın hala adama çemkiriyor . Adamı dinlemeyip dışarı çıkınca iş teklif etmeye çalıştığı adam ve iki kişi daha buna saldırıyor Matvei gelip bunları öldürüp salağı kurtarıyor . Bu sırada yaralanınca kadın bunu hastaneye bırakıp kaçıyor isim cisim bilmiyorlar karşılıklı . Bu noktaya kadar Matvei çok karizmaydı bende bunu bir halt sandım . Matvei'de
Boardroom TiesNicole Fox · 01 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Mai (Mavi) kurulan güzel hayaller, olmasını istediğimiz hülyalar. Siyah ise tam tersi. Kitabın hikâyesini beğendim. Kabullenemediğim bir şey var. Bu kadar saf olma be Ahmet Cemil. Hayatta hayaller kurarız, bir şeyler isteriz. Bunları kimseye söylemediğimiz takdirde kimse hayallerimize ket vuramaz, bizimle dalga geçemez. İşte hayatta öyle şeyler vardır ki belini kırar, hayaline ulaşmana bile engel olur. Kurduğun, düşlediğin her mavilik siyaha döner. Keşke olmasa dimi. Olmaz dediğin ne varsa hepsi ardı ardına üstüne gelir. Sonra dersin ki “Ne için yaşayacağım lan artık!” Ya kalıp savaşacaksın, ya da terk edeceksin.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·188 syf.··
2026 26. kitabı
Merhaba kitap sever dostlar Bugün sizlere Oya Mumcuoğlu nun kaleminden çıkan #atlasınkızları kitabı ile geldim. Bu zamana kadar bizlere hep dünyayı dolaşan, keşiflere çıkan erkeklerden bahsedildi. Oysaki yüzyıllar öncesinde de kadınlar da keşiflere, yeni yerler görmeye çok istekliydi. Ama onların bu isteklerini karşılaması erkekler kadar kolay olmuyordu. Çünkü onlar "kadın" dı. Ne acı dimi. İşte Atlasın Kızları isimli kitapta bu keşiflere çıkan kadınların bir kısmı; onların yaşadıkları zorluklar, heyecanlar, üzüntüler ve ülkelerine katkıları yer alıyor. Mesela Catalina De Erauso (İspanyol kaşif) erkek kıyafetleri giyerek diyar diyar gezerken; Jeanne Baret ( Fransız Botanikçi ve Kaşif) eşiyle birlikte büyük bir araştırma gemisinde (ki Fransız ticaret gemilerinde bir kadının bulunması yasaklanmıştır) erkek kılığına girerek bitki türlerine dair keşifler yaparlar. Kimi kadın kaşifler eşinin veya ailesinin zengin olmasından dolayı gezilerini maddi olarak zorlanmadan yaparken kimi de keşif gezilerinden sonra yaşadıklarını anlatan kitaplar yazarak veya kendilerine uygun işler bularak seyahatlerine ara vererek yolculuk yapmışlardır. Kitaptan edindiğim bir diğer ilginç bilgi ise bazı hükümetlerin bu ünlü kadın seyyahları mandası altında bulunan ülkelere gönderip istediği düşünce ve yerleşme hareketlerinin yayılmasına katkıda bulunmasını sağlamak olmuştur. Daha nice farklı bilgilere sahip kitapta çok fazla kadın seyyah yer aldığından ve yazarın anlatımı sade ve akıcı olduğundan hiç sıkılmıyorsunuz. Güçlü, hayallerini gerçekleştirmek için adım atmış, yaşanmış kadın hikayeleri okumayı seviyorsanız bu kitap tam size göre.
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 20256 okunma
7/10
·158 syf.··
2026 98. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:58
Kitap konu ana çift hepsi gayet tatlış fakat bu yazarların gerzekçe saçma yaş farkı olayı canımı sıkıyor . Yani bir noktaya kadar kabul ediyorum ama sonra biyolojik gerçekler aklıma geliyor tadım kaçıyor . Callie 23 yaşında sevimlicik bir hemşire kızımız kötü bir evde oturuyor çok sevdiği mesleğini yapıyor ve okul borçlarını ödüyor . Vurulan bir adamı pansuman için girdiği odada Reid ve adamları ile karşılaşıyor . Reid 49 yaşında evet işte bu yaş farkı çok boktan oldu benim için . Adam mafya Boss tam anlayamadığımız şekilde son on senedir falan kimse ile birlikte değil dokunmaktan ve dokunulmaktan pek hoşlanmıyor . Fakat kızın dokunuşu halleri adamın çok hoşuna gidiyor . Kıza gel bana bak diye çok yüksek maaşlı iş teklif ediyor kız kabul etmiyor . Buda gidip kızın oturduğu evi hatta tüm binayı satın alıp oraya yerleşiyor . Kızın hep dibinde ayrıca manyak gibi güzel tadilatlarla bina ev şahaneleşiyor . Bakın konu hoştu dil iyi dram yok saçma trip vs yok nefis . Yani bu kadının yaşını 30-35 'lerde yap bari dimi :P
Kept by the KingpinEvie Rose · 01 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 203. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:19
“Dans etmek bir çığlığı susturmak mı ?” Strasbourg, tarihinde akıl almaz bir olayla sınandı.Dans… Açlık ve sefalet toplumun sınırlarını ne kadar zorlayabilir? Açlıktan pislik yemek, çöp hatta nesneyi yemek… Ya da belki öz çocuğunu ? Açlıktan kendi çocuğunu yemek… 1518 yılında dünya eşi benzeri görülmemiş toplumsal bir histeri vakasıyla karşılaştı. Dans etmek . Kulağa eğlenceli geliyor dimi , ama durun bu öylesine dans değil ölene dek dans etmekle biten ölümler. Strasbourg açlık ve sefaletten kırılıyordu . Jeu-des Enfants sokağında yaşayan Enneline sefaletten ve açlıktan bitap düştükleri için yemi doğmuş bebeğini nehire atıp terk ediyor. Jeu-des Enfants sokağındaki evine geri döndükten sonra bir anda dans etmeye başladı. Sokağa çıkıyor ve dansını sokakta devam ediyor. Onu gören komşuları da garip bir biçimde ona katılıyorlar ve dans hastalığı bi anda bütün sokağı ele geçiriyor , hatta tüm Strasbourg’ u! Durumdan rahatsız olan belediye başkanı orduyu acil göreve çağırıyor.Ordu bu histerik olay karşısında çaresiz . Kiliselerde papazlar dualarla ayinlerle bu ölümcül dansı durdurmaya çalışıyorlar .Doktorlar da bu olayı aydınlatamıyorlar . Dans etmekten yorulup ölenlerin ardından dansa yenileri de katılıyor … 1518 yılında dünya şaşkınlık yaratan bir histerik vaka. Dans etmeye başlayıp ölen topluma ne tıp ne de din dünyası anlam veremiyor . Acaba dans ederek ölmek yaratanın bir cezası mıydı ? Tarihte aydınlatılamayan bir ölüm vakası…
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
DİKKAT SPOİLER İÇERİR!(Kitabı okumayanlar yazıyı okumasın lütfen)
Puan vermedi·68 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitap beni ilk okuduğumda hiç beklemediğim bir yolculuğa çıkarıp beni duygulandırmayı başarmıştı. Artık ne kadar çok beğendiysem ikinci kez okumaya karar vermiştim. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kimine göre saplantılı bir aşk, kimine göre ise bir kadının bir erkeğe duyduğu büyük bir aşk. Sonu kötü biten bir aşk. Kitabı okuyanların bir kısmı tıpkı benim gibi neden kadın gururunu bir kenara bırakıp da erkeğin yanına gitmiyor. Neden kendine işkence ediyor diyebilir. Kitabı okuyan öbür kesim ise kadın adama yük olmak istemiyor, aşkını saf bir şekilde tutmak istiyor diyecekler. Ama ben bunu saçma buluyorum. Gerçeği söylemek aşkına leke sürmek değildir ki. Hem bir kere senin o çocuğu babasız bırakmaya da hakkın yok. Madem adam senden çocuk yapıyor o zaman o çocuğun sorumluluğunu da almayı bilecek. Sen sürekli aşkına leke gelmesin diye adamdan kaçıyorsun. Kaçmak çözüm değil ki. Empati kurduğum zaman anlayabiliyorum seven insan sevdiğinin gözlerine bakamaz,onu sevdiğini söyleyemez,dili tutulur fakat yine birşey söyleyemez. Ama yinede gerçekleri söylemeli. Biz buna görünmezlik iksiri diyebilir miyiz? Sen onun dibinde de dursan o içtiğin iksir yüzünden o seni göremez. Onun gözünde görünmez iken sen aslında onun için herşeyi yapıyorsun. Koşulsuz sevgi, koşulsuz fedakarlık, koşulsuz sadakat... Ama o kahrolası görünmezlik iksiri yüzünden o tüm bunları görmüyor. Neyse biz şu iksirini bir kenara bırakalım da adamın umursamazlığına gelelim. Deprem olsa,yer yerinden oynasa, dünya yörüngesinden çıksa hatta kıyamet kopsa adam kadının yaptığı fedakarlıkları görmüyor. Umrunda değil çünkü. Kadın, onun için sıradan bir insan. Ama kadın için o dünyanın en değerli insanı. Ben hiçbir kitapta böyle birşey görmedim. Kadın adamı yücelik mertebesine çıkartmış resmen. Ama sen gel de seni yücelik
Duygu ve Düşünce
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma