Uğultulu Tepeler, birlikte büyüyen ama farklı hayatlara savrulan iki insanın yıllar süren kırgınlıklarını, pişmanlıklarını ve bağlarını anlatıyor. Heathcliff, kendisini küçümseyen insanlara karşı öfkesini içinde biriktirirken, Catherine’in yaptığı seçimler ikisini de geri dönülmez bir yola sürüklüyor. Zaman geçse de içlerindeki duygular kolay kolay bitmiyor.
Kitabı çok beğendim, son derece akıcıydı. Bazı karakterler beni çok şaşırttı, bazılarına ise hiç anlam veremedim. Okurken hep “ya böyle olmasaydı?” diye düşündüm. Herkesin içindeki kırgınlık, zamanla nasıl bir yük haline geliyor, bunu çok iyi hissettiren bir kitaptı.