Daha önce de bir çok çehov öyküsü okumuştum. "Köpeğiyle dolaşan kadın" pek güzel bir hikayedir. Çehov un bugünün insanını da yazdığını görürsünüz orda...
'Bir yolculuk hikayesi , Bozkır' ortalama çehov öykülerinden bir tık daha güzel bir novella.
Cumartesi gecesi başladım ve pazar öğlen bitirdim. Kendimi bir yolculuğa gitmiş gibi hissediyorum. Bi film seyreder gibi, hem içinde hem dışında olduğun birşey gibi. Netice de güzel bir yolculuktu. Bir çocuğun gözünden bozkırda yolculuk eğlenceli hoş birşeymiş.
Yolculuk kafilesini tanıyormuşum gibi bir his var üstümde.
Yoksulluk yine hikayenin her yerine sinmiş.
Panteley yolculuk boyunca yanım da söylenmiş gibi, iyisimi Dılov a bulaşmayayım, Kuzmiçov paradan başka birşey düşünmez. Hanlar güvenli değildir...hemen herkesin geçmişi güzel, bugunu berbat... Ruslar anımsamayı sever, yaşamayı sevmez...
Hikâyenin delisi Solomon un söylenmeleri ile bitireyim;
-... Görüyorsunuz ben bir uşağım. Kardeşimin uşağı, kardeşim yolcuların uşağı, yolcular Varlamov'un uşağı, bir milyonum olsaydı Varlamov benim uşağım olurdu...
...Kendimi Varlamov ile bir tutacak değilim. Varlamov Rus olsa da ruhen uyuz bir çıfıt'tır; bütün hayatı para ve kardan ibarettir, bense paralarımı fırına atıp yaktım. Ba ne para ne toprak ne de koyunlar lazım, benden korkmaları ve arabayla geçerken şapkalarını çıkarıp selam vermemesi de gerekmez. Demekki ben sizin Varlamov'unuzdan daha akıllıyım, daha çok insana benziyorum...
Okuyalım, okutalım. Güzel hikaye...